ABD'de Hayvan Refahı Yasası'nın (AWA) yürürlüğe girmesinin üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen, köpekler hâlâ sistematik istismara maruz kalıyor. ASPCA (Amerikan Hayvanlara Zulmü Önleme Derneği) kıdemli başkan yardımcısı Nancy Perry, Kongre'nin Goldie Yasası'nı bir an önce geçirmesi gerektiğini belirterek, USDA'nın (ABD Tarım Bakanlığı) yasayı uygulamadaki kronik başarısızlığına dikkat çekiyor. Perry, yasanın çıkmasından bu yana köpeklerin hâlâ korunamadığını vurguluyor.
Hayvan Refahı Yasası'nın 60 Yıllık Serüveni ve Yetersizlikleri
1966'da kabul edilen Hayvan Refahı Yasası, laboratuvar hayvanları, sergi hayvanları ve evcil hayvan satıcıları gibi belirli kategorilerdeki hayvanların insancıl muamele görmesini amaçlıyordu. Yasa, hayvanların barınma, beslenme, veteriner bakımı ve genel refahını düzenlemeyi hedefliyordu. Ancak altmış yıl sonra, yasanın uygulanmasında ciddi sorunlar yaşanıyor. Özellikle köpek yetiştiricileri ve satıcıları üzerindeki denetimlerin yetersizliği, köpeklerin kötü koşullarda tutulmasına, aşırı üremeye zorlanmasına ve ihmal edilmesine yol açıyor.
USDA'nın denetim birimi, yıllardır personel eksikliği, kaynak yetersizliği ve politik müdahaleler nedeniyle etkili bir denetim yapamıyor. Yasa ihlallerine rağmen birçok yetiştirici faaliyetlerine devam edebiliyor. Perry, USDA'nın yasayı uygulamak yerine, hayvan refahını göz ardı eden işletmeleri koruduğunu savunuyor. Bu durum, hayvan hakları savunucularının yıllardır dile getirdiği bir sorun.
Goldie Yasası olarak bilinen yasa teklifi, Hayvan Refahı Yasası'nda yapılacak değişikliklerle USDA'nın denetim yetkisini güçlendirmeyi, ihlallere karşı daha caydırıcı cezalar getirmeyi ve köpek yetiştiricilerinin lisanslandırılmasını sıkılaştırmayı öngörüyor. Yasa ayrıca, çevrimiçi satıcıların da denetim kapsamına alınmasını ve tüketicilerin köpek satın alırken daha fazla bilgiye erişmesini sağlayacak düzenlemeler içeriyor. Perry, bu yasanın Kongre'den geçmesi hâlinde, köpeklerin sistematik istismardan korunabileceğini ve USDA'nın hesap verebilirliğinin artacağını belirtiyor.
Küresel Hayvan Hakları Mücadelesi ve ABD'nin Konumu
Hayvan refahı, sadece ABD'de değil, dünya genelinde önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği, hayvan refahı konusunda daha katı düzenlemelere sahipken, ABD'deki yasal çerçeve ve uygulama eksiklikleri, ülkenin gelişmiş ülkeler arasında geri planda kalmasına neden oluyor. Uluslararası Hayvan Hakları Derneği gibi kuruluşlar, ABD'yi hayvan refahı standartlarını yükseltmeye çağırıyor. Ayrıca, hayvan hakları ihlalleri, ülkelerin uluslararası itibarını da etkileyebiliyor. ABD'nin hayvan refahı konusundaki tutumu, küresel hayvan hakları hareketi için bir test niteliği taşıyor.
Goldie Yasası'nın geçmesi, sadece ABD'deki köpekleri değil, aynı zamanda küresel hayvan ticaretini de etkileyebilir. ABD, dünyanın en büyük evcil hayvan pazarına sahip. Bu nedenle, alınacak kararlar uluslararası standartları da şekillendirebilir. Hayvan hakları savunucuları, ABD'nin öncü bir rol üstlenmesini bekliyor. Ancak Kongre'deki siyasi tıkanıklık ve hayvan refahı karşıtı lobilerin etkisi, yasanın geçişini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Hayvan Refahı Yasası tartışmaları, Türkiye'deki hayvan hakları düzenlemeleri açısından da ders niteliğinde. Türkiye, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile hayvan refahını güvence altına almaya çalışsa da, uygulamada benzer sorunlar yaşanıyor: denetim yetersizliği, cezaların caydırıcı olmaması ve sokak hayvanlarına yönelik sistematik sorunlar. ABD'deki Goldie Yasası gibi kapsamlı reform ihtiyacı, Türkiye'de de tartışılıyor. Ayrıca, küresel hayvan hakları standartlarının yükselmesi, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde taahhütlerini yerine getirmesini gerektirebilir. Türkiye, AB ile uyum sürecinde hayvan refahı konusunda mevzuatını güçlendirmeye devam ediyor; ancak ABD'deki gelişmeler, küresel bir hareketin parçası olarak Türkiye'yi de etkileyebilir.