ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Mart ayında New York LaGuardia Havalimanı'nda bir Air Canada Express uçağının itfaiye aracıyla çarpışmasına zemin hazırlayan iki hava trafik kontrolörünün, görevlerini erken bırakarak kuleyi terk ettiklerini tespit etti. Konuya yakın kaynaklar, FAA'nın bu iki kontrolöre yönelik işten çıkarma sürecini başlattığını doğruladı. Olayda şans eseri can kaybı yaşanmazken, havaalanındaki itfaiye aracı ile uçağın kanadı arasındaki çarpışma sonucu iki itfaiyeci hafif yaralanmıştı. FAA, kazanın ardından başlattığı kapsamlı soruşturmada, kule vardiyasındaki kontrolörlerin, raporlama sistemindeki aksaklıkları fırsat bilerek görevlerini izinsiz terk ettiğini ve bu durumun kule personel sayısını kritik seviyeye düşürdüğünü ortaya çıkardı.
Olayın arka planı ve FAA'nın yaptırımı
Air Canada Express'in 5 Mart'ta LaGuardia Havalimanı'na iniş yaptığı sırada, uçağın sağ kanadı, kalkış için bakım yapılan ikinci pistteki itfaiye aracına çarptı. Uçakta 132 yolcu ve mürettebat bulunuyordu; yaralanan itfaiyecilerin durumunun iyi olduğu bildirildi. Kazanın hemen ardından FAA ve Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ortak soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında kule kayıtları ve iletişim transkriptleri incelenirken, vardiyanın yoğun olmadığı saatlerde iki kontrolörün, resmi görev süreleri dolmadan kuleyi terk ettiği tespit edildi. Bu durum, kulede tek bir kontrolörün kalmasına ve onun da uçak trafiği ile yer ekipleri arasındaki koordinasyonu tam olarak sağlayamamasına yol açtı. FAA'nın, hava trafik kontrolörlerine yönelik disiplin yönetmeliği çerçevesinde, görevi bırakma eylemini ağır ihlal olarak değerlendirdiği ve işten çıkarma kararının bu kapsamda alındığı belirtiliyor. Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, iki kontrolörün de savunmalarını sunma hakkına sahip olduğunu ve sürecin devam ettiğini aktardı.
Havacılık güvenliğinde personel yönetimi tartışması
Bu vaka, ABD'deki hava trafik kontrolörlerinin aşırı iş yükü ve personel eksikliği konularını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, pandemi sonrası hava trafiğindeki hızlı toparlanmanın, kontrol kulelerindeki personel kapasitesini zorladığına dikkat çekiyor. FAA, son yıllarda yaşanan bir diziyakın çağrının ardından güvenlik protokollerini gözden geçirme kararı almıştı. Ancak, kontrolörlerin sendikası NATCA, temel sorunun sistemdeki köklü personel açığı olduğunu savunuyor. Sendika, bazı kulede vardiya planlarının, insan hatasına zemin hazırlayacak şekilde uzun ve yorucu mesailer içerdiğini; bu tür izinsiz görevden ayrılmaların, kurumun personel politikalarındaki aksaklıkların bir sonucu olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor. FAA ise bu tür davranışlara tolerans gösterilemeyeceğini, hava trafik güvenliğinin en küçük ihmalde dahi risk altına girebileceğini vurguluyor. Olayın ardından FAA, LaGuardia kulesindeki tüm vardiya prosedürlerini yeniden değerlendirmeye aldı ve benzer durumların yaşanmaması için kontrolörlere yönelik yeniden eğitim programları başlatmayı planladığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda İstanbul Havalimanı'nın açılmasıyla birlikte küresel havacılıkta önemli bir aktör haline gelmiştir. ABD'de yaşanan bu olay, hava trafik yönetiminde insan faktörünün ne denli kritik olduğunu bir kez daha göstermektedir. Türkiye'nin, artan hava trafiği ve yeni havalimanı projeleriyle birlikte, hava trafik kontrolörü istihdamını ve eğitim kalitesini artırması gerekmektedir. Bu kapsamda, FAA'nın uyguladığı disiplin süreçleri ve güvenlik denetimleri, Türk sivil havacılık otoritesi (DHMİ) için de örnek teşkil edebilir. Olay, sadece ulusal değil, uluslararası havacılık güvenliği açısından da personel yönetiminin sürekli iyileştirilmesi gerektiğini ortaya koyarken, Türkiye'nin havacılık alanındaki kurumsal kapasitesini bu tür kazalardan ders çıkararak güçlendirmesi önem arz etmektedir.