Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) memurlarının, göçmenlik protestoları sırasında 1 yıl içinde 412 kez orantısız güç kullandığı ortaya çıktı. Physicians for Human Rights (PHR) ve Kaliforniya Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi tarafından hazırlanan yeni bir rapor, ICE'nin kalabalık kontrol silahlarını protestoculara karşı usulsüz şekilde kullandığını belgeledi. Rapor, 1 Haziran 2020 ile 31 Mayıs 2021 arasındaki dönemi kapsıyor.
Raporun Ayrıntıları ve Bulgular
Rapora göre, ICE memurları 412 ayrı olayda biber gazı, plastik mermi ve şok bombası gibi kalabalık kontrol araçlarını protestoculara karşı kullandı. Bu olayların çoğu, 2020 yazında George Floyd'un öldürülmesinin ardından başlayan Black Lives Matter protestoları sırasında meydana geldi. PHR, bu kullanımların çoğunun yasal standartlara aykırı olduğunu ve aşırı güç kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Raporda, özellikle ICE'nin protestoların barışçıl doğasını dikkate almadan orantısız güç kullandığı vurgulanıyor.
Raporun yazarları, ICE'nin bu tür silahları kullanırken yeterli eğitim almadığını ve hukuki denetimden yoksun olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, olayların büyük bir kısmında göstericilerin fiziksel yaralanmalara maruz kaldığı ve bazı durumlarda kalıcı hasarlar oluştuğu kaydediliyor. PHR, ICE'nin bu uygulamalarının uluslararası insan hakları hukukunu ihlal ettiği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, Amerikan göçmenlik sistemindeki yapısal sorunları bir kez daha gündeme getiriyor. ICE, özellikle Trump yönetimi döneminde sert göçmenlik politikalarının uygulanmasında ön saflarda yer almıştı. Biden yönetimi, insan haklarına saygılı bir yaklaşım sözü vermesine rağmen, rapor bu taahhütlerin pratiğe yeterince yansımadığını gösteriyor. Küresel çapta, bu tür raporlar Amerika'nın insan hakları sicilini sorgulatırken, diğer ülkelerdeki göçmenlik uygulamalarına da ışık tutuyor. Avrupa'da da benzer şekilde sınır polisi ve göçmenlik birimlerinin protestoculara karşı aşırı güç kullandığına dair raporlar bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu rapor, Türkiye'deki kolluk kuvvetlerinin protestolara müdahale yöntemleri açısından dikkatle incelenmesi gereken bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, geçmişte Gezi Parkı protestoları ve diğer gösterilerde güç kullanımı nedeniyle uluslararası eleştirilere maruz kalmıştı. ABD'deki bu bulgular, tüm demokrasilerde orantısız güç kullanımının bir sorun olabileceğini ve bağımsız denetimin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin insan hakları alanındaki reformlarını sürdürmesi ve kolluk kuvvetlerine yönelik eğitimleri artırması, hem iç hukuk düzeni hem de uluslararası itibarı açısından kritik önem taşıyor.