ABD'de yapılan yeni bir araştırma, ergenler arasında yapay zeka (YZ) sohbet robotlarının akıl sağlığı danışmanlığı için yaygın şekilde kullanıldığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, Amerikalı gençlerin beşte biri (%20) akıl sağlığı sorunları için yapay zeka chatbotlarına başvururken, neredeyse yarısı (%43) bu araçları aylık olarak kullandığını belirtti. Araştırmacılar ayrıca, gençlerin çoğunun bu kullanımı ailelerine veya arkadaşlarına söylemediğini, yani danışmanlık sürecinin gizlilik içinde yürütüldüğünü tespit etti.
Common Sense Media ve Hopelab tarafından gerçekleştirilen çalışma, 14-22 yaş arası 1.560 gencin katılımıyla yapıldı. Sonuçlar, gençlerin yüzde 43'ünün ayda en az bir kez yapay zeka sohbet robotlarını kullandığını gösterdi. En sık kullanılan platformlar arasında ChatGPT, Snapchat My AI ve Character.ai öne çıktı. Gençler, bu araçları özellikle kaygı, depresyon, yalnızlık ve ailevi sorunlarla başa çıkmak için kullandıklarını ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
Yapay zeka chatbotları, özellikle son iki yılda geniş kitlelere ulaştı. Pandemi döneminde artan akıl sağlığı sorunları ve geleneksel terapiye erişimdeki zorluklar, gençleri alternatif arayışlara yöneltti. Ancak bu araçların birçok sınırlaması var: yapay zeka sohbet robotları, intihar düşünceleri veya akut krizler gibi durumlarda yetersiz kalabiliyor, yanlış yönlendirme yapabiliyor veya travmatik deneyimleri tetikleyebiliyor.
Araştırma ayrıca, gençlerin yalnızca yüzde 16'sının ebeveynlerine veya bir yetişkine yapay zeka kullanımından bahsettiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumun gençleri daha savunmasız hale getirebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle kişisel verilerin korunması ve yapay zekanın ürettiği içeriklerin doğruluğu gibi konular, ebeveynler ve eğitimciler için yeni sorunlar yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu eğilim yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü, son dönemde küresel çapta gençlerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yapay zekayı daha fazla kullandığını belirtiyor. Özellikle Güney Kore, Japonya ve İngiltere'de benzer araştırmalar yapılıyor. Yapay zeka, terapiye erişimi demokratikleştirme potansiyeli taşısa da, etik standartların oluşturulması ve düzenleyici çerçevenin belirlenmesi gerekiyor.
Teknoloji şirketleri, bu açığı kapatmak için yapay zeka destekli terapi uygulamaları geliştiriyor. Ancak bu uygulamaların çoğu henüz klinik olarak test edilmiş değil. Uzmanlar, yapay zekanın bir akıl sağlığı uzmanının yerini alamayacağını, ancak tamamlayıcı bir araç olarak kullanılabileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de gençler arasında yapay zeka sohbet robotlarının akıl sağlığı amaçlı kullanımına dair henüz kapsamlı bir araştırma bulunmamakla birlikte, benzer bir eğilimin olabileceği tahmin ediliyor. Özellikle pandemi sonrası ruh sağlığı sorunlarındaki artış ve gençlerin dijital platformlara yoğun ilgisi, bu tür araçların yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor. Ancak Türkiye'de yapay zeka tabanlı sağlık hizmetlerine ilişkin yasal düzenlemeler henüz emekleme aşamasında. Bu durum, veri güvenliği ve etik riskler açısından dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'deki gençlerin akıl sağlığı hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunlar göz önüne alındığında, yapay zeka tabanlı çözümlerin uygun şekilde denetlenmesi halinde faydalı olabileceği değerlendiriliyor.