ABD yönetimi, İngiltere merkezli Palestine Action adlı grubu 'özel olarak belirlenmiş küresel terör örgütü' ilan ettiğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı ile Hazine Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, grubun İsrail'e yönelik silah tedarik zincirini hedef alan eylemlerinin 'terörist faaliyet' olarak değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, grubun İngiltere hükümeti tarafından da yasaklandığı hatırlatılarak, bu adımın uluslararası işbirliğinin bir parçası olduğu vurgulandı. Söz konusu karar, Gazze'deki çatışmaların sürdüğü bir dönemde, İsrail yanlısı politikalarıyla bilinen ABD yönetiminin Filistin davasına destek veren örgütlere yönelik baskısını artırdığı bir sürece işaret ediyor.
Grubun Eylemleri ve İngiltere'deki Yasağı
Palestine Action, 2020 yılında kurulduğundan bu yana, İngiltere'deki savunma şirketlerine ve İsrail'e silah sağlayan firmalara yönelik doğrudan eylemler gerçekleştirmesiyle tanınıyor. Grubun, Elbit Systems'in İngiltere'deki tesislerine ve fabrikalarına defalarca baskın düzenlediği, bazılarında maddi hasar oluşturduğu ve üretimi geçici olarak durdurduğu biliniyor. Ayrıca, grubun üyelerinin Filistin bayrakları ve 'soykırımı durdurun' sloganlarıyla eylemler yaptığı görüntüleri sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. İngiltere İçişleri Bakanlığı, Ekim 2024'te yaptığı açıklamada, grubun 'ulusal güvenlik için tehdit' oluşturduğunu belirterek terör örgütleri listesine aldığını duyurmuştu. Bu karar, grubun faaliyetlerini yasa dışı hale getirmiş, üyelerine ve destekçilerine hapis cezaları öngörmüştü.
ABD'nin 'Küresel Terör' Kararı ve Yaptırımlar
ABD Dışişleri Bakanlığı, grubu 'specially designated global terrorist' (SDGT) olarak sınıflandırarak, grubun mal varlıklarının dondurulması ve ABD vatandaşlarının grup ile her türlü ticari işlem yapmasının yasaklanması gibi yaptırımlar uyguladığını açıkladı. Hazine Bakanlığı da grubun lider kadrosuna yönelik yaptırım kararı aldığını bildirdi. Açıklamada, grubun İngiltere'deki eylemlerinin yanı sıra, başta Amerika Birleşik Devletleri'nde olmak üzere uluslararası alanda da İsrail'e karşı 'şiddet eylemleri' planladığı iddia edildi. Ancak bu iddialar gruptan henüz yalanlanmadı. ABD'nin bu kararı, özellikle Filistin dayanışma hareketleri arasında tepkiyle karşılandı. Bazı sivil toplum örgütleri, bu adımın ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve meşru protesto hakkını 'terörizm' olarak damgaladığını ifade etti.
Küresel Boyut ve Uluslararası Tepkiler
Bu gelişme, ABD'nin geleneksel olarak İsrail'e verdiği güçlü desteğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de devam eden savaşta, ABD yönetimi İsrail'e askeri ve diplomatik destek sağlarken, Filistin'e destek veren gruplara yönelik baskıları da artıyor. Uzmanlar, bu kararın, benzer şekilde faaliyet gösteren diğer gruplar için de caydırıcı bir etki yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Avrupa ülkelerinin bazılarından konuya ilişkin hemen bir tepki gelmezken, İngiltere hükümetinin ABD'nin kararını memnuniyetle karşıladığı bildiriliyor. Öte yandan, bu durumun uluslararası hukukta meşru müdafaa ve işgal karşıtı direniş kavramlarıyla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler'deki bazı ülkeler, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde bu tür grupların meşruiyetini savunurken, ABD'nin kararı, küresel terörle mücadele stratejilerine yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sert şekilde eleştiren ve Filistin davasına açık destek veren bir ülke olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, ABD'nin Palestine Action grubunu terör listesine alması, Türkiye'nin geleneksel olarak 'terörle mücadele' konusundaki çifte standart eleştirisini haklı çıkaran bir adım olarak yorumlanabilir. Türkiye, kendi topraklarındaki terör örgütleriyle mücadele ederken, uluslararası toplumun bazı kesimlerinin terör örgütlerine verdikleri destek veya gösterdikleri hoşgörüye dikkat çekiyor. Bu karar, Türkiye'nin uluslararası hukukta devletlerin meşru müdafaa hakkı ve işgal altındaki halkların direniş hakkı konusundaki tutumunu gözden geçirmesine neden olabilir. Ancak, Türkiye'nin resmi olarak bu tür gruplara doğrudan bir desteği bulunmuyor ve Ankara'nın bu karara ilişkin yapacağı açıklamalar, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma yönelik mesajlar içerebilir. Türkiye'nin, Filistin meselesindeki ilkeli duruşunu sürdürürken, terörle mücadele konusundaki kararlılığını da vurgulayarak dengeli bir yaklaşım sergilemesi bekleniyor.