ABD'de yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki sert yükselişin etkisiyle mart ayında yüzde 4,2'ye ulaşarak son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasaların yakından takip ettiği Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi ise aylık bazda yüzde 0,4 artış kaydetti. Verilerin ardından New York Borsası endeksleri günü yüzde 1,5'in üzerinde düşüşle kapatırken, ABD Hazinesi 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,8'e yükseldi. Yatırımcılar, Federal Rezerv'in (Fed) önümüzdeki aylarda faiz artırımına gitme olasılığını fiyatlamaya başladı.
Enerji fiyatları enflasyonu körüklüyor
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, mart ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,6 artarken, yıllık enflasyon yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Beklentilerin üzerinde gelen bu rakam, Şubat 2022'den bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonun ana itici gücü olarak öne çıktı. Benzin fiyatları aylık bazda yüzde 5,1 artarken, doğal gaz fiyatlarında yüzde 4,8'lik bir yükseliş kaydedildi. Gıda fiyatları da yüzde 1,1'lik artışla enflasyonist baskıyı artırdı.
Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki bu artışın küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gerilimlerle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. OPEC+ ülkelerinin üretim kesintileri ve Ortadoğu'daki gerginlikler, petrol fiyatlarını varil başına 90 doların üzerine taşıdı. Ayrıca ABD'deki rafineri bakımları ve mevsimsel talep artışı da enerji maliyetlerini yukarı çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Faiz politikaları ve dolar endeksi
ABD enflasyon verileri, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Dolar endeksi, Fed'in sıkılaşma adımlarına yönelik beklentilerle yüzde 0,4 değer kazanarak 104,5 seviyesine yükseldi. Euro/dolar paritesi 1,07'nin altına gerilerken, gelişmekte olan ülke para birimleri de değer kaybetti. Asya borsalarında satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, Avrupa borsalarında da düşüşler gözlendi.
Fed'in bu yılın ikinci yarısında faiz indirimine gideceği beklentileri zayıflarken, bazı analistler faiz artırımının bile masada olabileceğini belirtiyor. CME FedWatch aracına göre, haziran ayında faiz artırımı olasılığı yüzde 20'ye çıktı. Ancak uzmanlar, enflasyonun geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yılın ilerleyen aylarında yavaşlayabileceğini de ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yükselen enflasyon ve buna bağlı faiz artırım beklentileri, gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturuyor. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkelerde, Fed'in faiz artırımı doların güçlenmesine ve sermaye çıkışlarına yol açabilir. Bu durum, Türk lirası üzerinde baskı yaratırken, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Ayrıca, enerji ithalatında dolar fiyatlamasının artması, cari açığı olumsuz etkileyebilir. Ancak TCMB'nin faiz politikası ve makro ihtiyati tedbirleri, olası dalgalanmalara karşı tampon oluşturabilir. Küresel piyasalardaki bu gelişmeler, Türkiye'nin dış borç çevirme maliyetlerini artırabileceği için yakından izlenmelidir.