ABD Donanması, İran savaşı sırasında USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan personel arasında 8 intihar girişimi yaşandığını resmen kabul etti. Bu açıklama, geminin Orta Doğu'daki muharebe operasyonları sırasında 250 günden fazla kesintisiz denizde kalmasıyla ilgili endişelerin ardından geldi. Donanma yetkilileri, olayların çoğunun savaş bölgesindeki yoğun stres ve uzun süreli ayrılıklardan kaynaklandığını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
USS Abraham Lincoln, Nisan 2019'da Orta Doğu'ya konuşlandırıldı ve İran ile artan gerilim sırasında Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde görev yaptı. Gemi, 250 günden fazla limana yanaşmadan denizde kaldı ve modern ABD Donanması'nda bir rekor kırdı. Bu süre zarfında personel, sürekli operasyonel hazırlık, savaş uçuşları ve İran'a yönelik caydırıcılık görevlerinde bulundu.
Donanma sözcüsü, intihar girişimlerinin 2019-2020 yılları arasında meydana geldiğini ve olayların çoğunun gemideki tıbbi müdahale ile önlendiğini açıkladı. Ancak bu olaylar, denizcilerin ruh sağlığı ve uzun süreli konuşlandırmaların etkileri konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu. ABD Donanması, son yıllarda artan intihar vakalarıyla mücadele ediyor; 2022'de Deniz Kuvvetleri genelinde 70'ten fazla intihar vakası kaydedildi.
Uzmanlar, uzun süreli deniz görevlerinin izolasyon, ailelerden ayrılık, uyku yoksunluğu ve yüksek stres gibi faktörlerle ruh sağlığını ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor. USS Lincoln'deki durum, özellikle savaş bölgesinde görev yapan personelin psikolojik destek ihtiyacını gözler önüne seriyor. Donanma, son yıllarda ruh sağlığı hizmetlerini iyileştirmeye yönelik adımlar attığını ve gemilerde daha fazla psikolog bulundurduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
USS Abraham Lincoln'ün konuşlandırılması, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası kapsamında gerçekleşti. 2018'de ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlar, Basra Körfezi'nde gerilimi tırmandırdı. 2019'da İran'a ait bir insansız hava aracının düşürülmesi ve Suudi Aramco tesislerine yapılan saldırılar, bölgede sıcak çatışma riskini artırdı. USS Lincoln, bu dönemde ABD'nin bölgedeki askeri varlığının sembolü haline geldi.
Geminin uzun süreli görevi, ABD Donanması'nın küresel ölçekte artan operasyonel yükünü de yansıtıyor. Çin ve Rusya ile artan rekabet, ABD'nin askeri kaynaklarını zorluyor. Uzmanlar, bu tür uzun konuşlandırmaların personel üzerindeki olumsuz etkilerinin yanı sıra gemilerin bakım ihtiyaçlarını da aksatabileceğini belirtiyor. Nitekim USS Lincoln, 2020'de limana döndükten sonra kapsamlı bakım sürecine girmek zorunda kaldı.
Olay, ABD kamuoyunda ve Kongre'de askeri personelin ruh sağlığına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazı senatörler, Donanma'nın intihar vakalarını önleme konusunda yeterli adımlar atmadığını savunuyor. Donanma ise, 2023'te ruh sağlığı programlarına 100 milyon dolar ek kaynak ayırdığını açıkladı. Ancak uzmanlar, sorunun yapısal olduğunu ve sadece bütçe artışıyla çözülemeyeceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USS Abraham Lincoln'deki intihar girişimleri, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının sürdürülebilirliği ve personel morali açısından önemli bir gösterge. Türkiye, ABD'nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olarak, İran ile artan gerilimin yarattığı güvenlik risklerinden doğrudan etkileniyor. Ayrıca, uzun süreli deniz görevlerinin yarattığı psikolojik sorunlar, NATO müttefikleri arasında da benzer endişelere yol açabilir. Türkiye, kendi silahlı kuvvetlerinde ruh sağlığı hizmetlerine yönelik politikalar geliştirirken bu tür deneyimlerden ders çıkarabilir. Bölgesel istikrar açısından, ABD askeri personelinin moral ve hazırlık seviyesi, caydırıcılığın sürdürülmesi için kritik.