ABD Donanması, 2026 mali yılının sona erdiği çarşamba günü üç savaş gemisini eş zamanlı olarak hizmetten çıkardı. Whidbey Island sınıfı amfibi çıkarma gemisi USS Germantown (LSD-42) ile Ticonderoga sınıfı güdümlü füze kruvazörleri USS Lake Erie (CG-70) ve USS Shiloh (CG-67) törenlerle donanma envanterinden çıkarıldı. 40 yaşındaki Germantown, Soğuk Savaş sonrası dönemde sayısız görevde yer aldı. Karar, ABD'nin deniz gücünü yeniden yapılandırma ve özellikle Hint-Pasifik'te Çin'e karşı dengeli bir duruş sergileme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Hizmetten Çıkarılan Gemilerin Geçmişi ve Görevleri
USS Germantown, 1986 yılında hizmete girdi ve 40 yıla yakın süredir ABD Donanması'nda görev yaptı. Whidbey Island sınıfı amfibi çıkarma gemileri, deniz piyadelerini ve ağır teçhizatı kıyıya intikal ettirmek üzere tasarlanmıştı. Germantown, körfez savaşından Irak ve Afganistan operasyonlarına kadar birçok kritik görevde yer aldı. Özellikle Pasifik ve Orta Doğu'da konuşlandırılan gemi, insani yardım ve tahliye operasyonlarında da kullanıldı.
Ticonderoga sınıfı kruvazörler USS Lake Erie ve USS Shiloh ise hava savunma ve füze savunma kabiliyetleriyle öne çıkan platformlardı. 1980'lerin sonunda hizmete giren bu gemiler, Aegis savaş sistemiyle donatılmıştı. USS Lake Erie, 2008'de arızalı bir casus uyduyu vurma göreviyle adını duyurmuştu. USS Shiloh ise birden fazla uçak gemisi görev grubuna eşlik ederek balistik füze savunma testlerinde yer aldı. Her iki kruvazör de son yıllarda artan bakım maliyetleri ve eskiyen sistemleri nedeniyle eleştiriliyordu.
ABD Deniz Kuvvetleri'nde Modernizasyon ve Stratejik Denge
ABD Donanması, filosunun ortalama yaşını düşürmek ve daha yetenekli platformlara yatırım yapmak için kapsamlı bir modernizasyon programı yürütüyor. Bu kapsamda eski Ticonderoga sınıfı kruvazörler kademeli olarak devre dışı bırakılıyor. Yerlerine gelecek olan Arleigh Burke sınıfı destroyerler ve gelecekteki DDG(X) muhripleri, daha gelişmiş radar ve silah sistemleriyle donatılacak. Amfibi gemilerde ise San Antonio sınıfı daha modern platformlar tercih ediliyor.
Bu değişim, ABD'nin Hint-Pasifik stratejisiyle yakından ilişkili. Çin'in hızla büyüyen donanması, ABD'nin bölgedeki deniz üstünlüğünü zorluyor. ABD, daha az sayıda ama daha kabiliyetli gemiyle dengeyi korumayı hedefliyor. Öte yandan, hizmetten çıkarılan her gemi, ABD'nin küresel varlığında geçici bir azalmaya yol açabilir. Uzmanlar, yeni gemilerin devreye girmesinin zaman alacağını ve bu geçiş döneminde ABD'nin bazı bölgelerde güç boşluğu yaşayabileceğini belirtiyor.
Donanma yetkilileri, hizmetten çıkarma kararlarının bütçe kısıtlamaları ve operasyonel hazırlık seviyesini koruma ihtiyacından kaynaklandığını vurguluyor. ABD Kongresi'nde bazı isimler, kruvazörlerin erken emekliye ayrılmasının savunma kapasitesini zayıflatacağı endişesini dile getiriyor. Ancak Donanma, kaynakların daha yeni ve daha ölümcül platformlara kaydırılmasının uzun vadede daha etkili olacağı görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Donanması'nın üç gemiyi hizmetten çıkarması, Türkiye'nin deniz güvenliği ve ittifak içi dengeler açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de kendi deniz yeteneklerini güçlendirme çabasında. ABD'nin filosundaki geçici daralma, NATO'nun güney kanadında Türkiye'nin rolünü daha da önemli hale getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin yerli fırkateyn ve milli gemi projeleri, ittifak içinde tamamlayıcı bir kapasite sunuyor. ABD'nin modernizasyon süreci, Türk savunma sanayii için iş birliği fırsatları yaratabilir. Ancak ABD'nin Çin'e odaklanması, kaynakların Hint-Pasifik'e kayması anlamına geliyor ve bu da Orta Doğu ile Akdeniz'deki ABD varlığını göreceli olarak azaltabilir.