ABD'de doğal gaz fiyatları, hafta sonu hava tahminlerinin daha sıcak olacağını göstermesi ve üretimin azalmasıyla yükselişini sürdürdü. New York Ticaret Borsası'nda (NYMEX) Ağustos vadeli doğal gaz kontratı, dünkü kazanımlarını devam ettirerek %2,3 artışla 2,42 dolar/mmBtu seviyesinden işlem gördü. Önceki gün de %1,8 yükselen kontrat, son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistlere göre, bu yükselişte elektrik üretimi için doğal gaz talebini artıran aşırı sıcaklar ve üretimde yaşanan düşüş etkili oldu.
Rekor Sıcaklıklar ve Soğutma Talebi
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerine göre, Temmuz 2024, son 120 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kayıtlara geçerken, Ağustos ayının ilk 10 günü de ortalama sıcaklıkların mevsim normallerinin 3,5 santigrat derece üzerinde seyretmesine neden oldu. Bu durum, özellikle ABD'nin güney eyaletlerinde klima kullanımını artırarak elektrik talebini zirveye taşıdı. Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, ABD'de elektrik üretiminde yaklaşık %38 paya sahip olan doğal gaz, bu yoğun talebi karşılamak için kritik bir rol oynuyor. Ancak sıcaklıkların artması, doğal gaz santrallerinin verimliliğini de olumsuz etkiliyor; bu da arzı daha da sıkılaştırıyor.
Piyasa analistleri, soğutma derece-gün (CDD) verilerinin bu ay rekor seviyeye ulaşacağını öngörüyor. Reuters'ın aktardığı verilere göre, ABD genelinde bu ayın toplam CDD değeri, 2007 yılındaki rekorun üzerine çıkarak 120,5'e ulaşabilir. Bu, doğal gaz talebinin mevsimsel ortalamanın %15 üzerinde seyretmesine neden oluyor.
Üretimde Düşüş ve Stoklar
Öte yandan, doğal gaz üretiminde de gözle görülür bir azalma yaşanıyor. EIA'nın haftalık raporuna göre, üretim geçen hafta bir önceki haftaya kıyasla günlük 0,8 milyar fit küp (bcf) azalarak 101,2 bcf/gün seviyesine geriledi. Üreticiler, düşük fiyat ortamında üretimi kısarak maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Özellikle Permian Havzası'nda kuyu başı bağlantıları ve bakım çalışmaları nedeniyle üretimde aksamalar yaşanıyor. Bununla birlikte, yer altı depolama tesislerindeki stoklar, mevsimsel ortalamanın yaklaşık %5 üzerinde bulunuyor; bu da fiyatların aşırı yükselmesini şimdilik engelliyor.
EIA verilerine göre, 4 Ağustos haftasında stoklar 27 milyar fit küp artışla 3 trilyon fit küp seviyesine ulaştı. Ancak bu artış, son beş yılın ortalamasının altında kaldı. Uzmanlar, sıcak havaların devam etmesi halinde stok artışının yavaşlayacağını ve kış öncesi doluluk oranının hedeflenenin altında kalabileceğini belirtiyor. Bu da fiyatları destekleyen bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Küresel Enerji Piyasalarına Yansımalar
ABD doğal gaz fiyatlarındaki bu yükseliş, küresel enerji piyasalarında da yakından takip ediliyor. ABD, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatında dünyada lider konumda. Avrupa ve Asya'daki alıcılar, ABD LNG'sine bağımlılıklarını artırırken, fiyat artışları doğrudan ithalat maliyetlerine yansıyor. Özellikle Asya'da JKM (Japan Korea Marker) endeksi, ABD Henry Hub fiyatları paralelinde yükseliş gösterdi; Ağustos ayı vadeli JKM kontratı 11,8 dolar/mmBtu'dan işlem görüyor.
Avrupa'da ise doğal gaz fiyatları, Hollanda TTF merkezinde megavat saat başına 32 avro ile son iki ayın zirvesine ulaştı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları ve TürkAkım boru hattındaki kesintiler, Avrupa'nın LNG ithalatına olan bağımlılığını artırmış durumda. Bu da ABD'deki arz-talep dengesizliklerinin Avrupa'da fiyat volatilitesine neden olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle aşırı hava olaylarının sıklaşmasının, doğal gaz gibi fosil yakıtların talebini mevsimsel olarak artırabileceğine dikkat çekiyor. Ancak uzun vadede, yenilenebilir enerjiye geçişin bu tür dalgalanmaları azaltabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki doğal gaz fiyat artışları, Türkiye'nin enerji ithalatı üzerinden ekonomisini etkileyebilecek küresel bir gelişme. Türkiye, doğal gaz ihtiyacının yaklaşık %99'unu ithal ediyor; bu ithalatın önemli bir kısmı LNG olarak gerçekleşiyor. ABD fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin spot LNG alımlarında maliyetleri artırabilir. Ancak Türkiye'nin uzun vadeli sözleşmeleri (Rusya, Azerbaycan, İran) ve artan yerli üretim (Sakarya Gaz Sahası), kısa vadede bu etkiyi sınırlayabilir. Yine de küresel enerji piyasalarındaki oynaklık, Türkiye'nin cari açık ve enflasyon üzerindeki baskıyı artırabilir. Bu bağlamda, enerji arz güvenliği ve çeşitlendirme politikalarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.