ABD'deki göçmen tutukevlerinde kalan bazı kişiler, felç geçirmekten tedavi edilmemiş HIV pozitifliğine kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına rağmen yeterli tıbbi bakım alamadıklarını iddia ediyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana gözaltında 51 kişinin hayatını kaybettiğini, intihar vakalarının ise daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığını açıkladı.
Gözaltında Ölümler ve Tıbbi İhmal İddiaları
DHS verilerine göre, sadece bu yılın ilk aylarında 13 göçmen gözaltında hayatını kaybetti; bu sayı, önceki yılların tamamını aşmış durumda. Ölüm nedenleri arasında kalp krizi, aşırı doz ve tedavi edilmemiş kronik hastalıklar yer alıyor. Özellikle Teksas, Arizona ve Kaliforniya'daki tesislerden gelen şikayetler, mahkumların acil tıbbi müdahale taleplerinin saatlerce, hatta günlerce yanıtsız kaldığını gösteriyor.
New York merkezli insan hakları örgütü Human Rights Watch, 2025 Şubat ayında yayımladığı raporda, en az 30 mahkumun felç, kanser ve HIV gibi ciddi hastalıklarına rağmen düzenli tedavi görmediğini belgeledi. Örgüt, özellikle psikolojik destek hizmetlerinin yok denecek kadar az olduğunu ve intihar girişimlerinin önlenemediğini vurguluyor.
Trump Yönetiminin Göçmen Politikalarının Yansımaları
Trump yönetiminin katı göçmen politikaları, tutukevlerindeki koşulları daha da kötüleştirdi. Başkanın imzaladığı başkanlık kararnameleriyle, sığınmacıların sınır dışı edilme süreçleri hızlandırılırken, sağlık hizmetlerine erişim kısıtlandı. Ayrıca, özel sektör tarafından işletilen bazı tesislerde personel yetersizliği ve bütçe kesintileri nedeniyle temel sağlık taramalarının bile yapılmadığı belirtiliyor.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) sözcüsü ise, tüm tesislerin federal standartlara uygun olduğunu ve herhangi bir ihmal iddiasının soruşturulduğunu savunuyor. Ancak, Kongre'deki Demokrat milletvekilleri, konuyu insan hakları ihlali olarak nitelendirerek bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki göçmen tutukevlerine ilişkin bu haber, Türkiye'nin düzensiz göçle mücadele politikaları ve sığınmacıların barındırılma koşulları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yaparken, ABD'deki benzer ihmallerin tekrarlanmaması için sağlık ve barınma standartlarının uluslararası normlara uygun şekilde denetlenmesi gerekiyor. Ayrıca, bu haber Türk kamuoyunda ABD'nin insan hakları konusundaki çifte standartlarına dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir ve Türkiye'nin uluslararası platformlarda göçmen hakları konusunda daha aktif bir rol üstlenmesine zemin hazırlayabilir.