ABD'nin Wisconsin eyaletinde, eski bir yargıcın belgesiz bir göçmenin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yetkililerinden kaçmasına yardım ettiği gerekçesiyle aldığı mahkumiyet, federal bir yargıç tarafından onandı. ABD Bölge Yargıcı Lynn Adelman, Salı günü verdiği kararda, eski Milwaukee Bölge Mahkemesi yargıcı Hannah Dugan'ın mahkumiyetinin yeniden değerlendirilmesi talebini reddetti. Dugan, 2022 yılında ICE ajanlarının bir adamı tutuklamak üzereyken, adama ICE'yi arayıp teslim olması gerektiğini söylemesine rağmen, daha sonra adamın kaçmasına izin veren e-postalar göndermekle suçlandı. Mahkumiyet, ABD'de yargıçların göçmenlik yasalarını uygulama konusundaki yetki sınırlarını ve yargı bağımsızlığı ilkesini yeniden gündeme getirdi.
Olayın Arka Planı
Dava, 2019 yılında Milwaukee'de, ICE ajanlarının belgesiz bir göçmen olan M. C.'yi tutuklamak üzereyken, o dönemde Milwaukee Bölge Mahkemesi'nde yargıç olan Hannah Dugan'ın müdahalesiyle başladı. Dugan, ICE ajanlarının tutuklama girişimini engellemek için adama e-posta göndererek, ajanlara teslim olması ve bir avukatla görüşmesi gerektiğini bildirdi. Ancak Dugan'ın bu e-postaları, adamın kaçmasına yardımcı olmak amacıyla yazıldığı iddiasıyla yargılandı. Savcılar, Dugan'ın ICE ajanlarını yanıltarak adama kaçma fırsatı verdiğini öne sürdü. Dugan ise, bir yargıç olarak sanıkların haklarını koruma yükümlülüğü olduğunu ve ICE'nin yasadışı bir operasyon yürüttüğünü savundu. Duruşmalarda, Dugan'ın eylemlerinin yargıçlık yeminine aykırı olup olmadığı tartışıldı. Mahkeme, Dugan'ın bir yargıç olarak tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğine ve ICE'nin yetkilerini engellediğine hükmetti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, ABD'de eyalet yargıçlarının federal göçmenlik yasalarını uygulama konusunda ne kadar yetkili olduğu sorusunu akıllara getirdi. Wisconsin'de yaşanan bu olay, ABD genelinde “sığınak şehir” politikalarının (belediyelerin federal göçmenlik makamlarıyla işbirliğini sınırlandırması) tartışıldığı bir dönemde önem kazandı. Özellikle Trump yönetiminin ardından göçmenlik karşıtı politikaların arttığı bir süreçte, yargıçların bu tür eylemleri siyasi bir mesele haline geldi. Dugan'ın avukatları, Yargıç Adelman'ın kararının temyiz edilebileceğini belirtti. Uzmanlar, bu kararın diğer eyaletlerde benzer davalara emsal teşkil edebileceğini ve yargıçların göçmenlik konusundaki yetkilerini daraltabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, dava ABD'de yargı bağımsızlığı ile federal yasaların uygulanması arasındaki gerilimi de gözler önüne serdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu iç hukuk meselesinin Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir yönü bulunmasa da, küresel göçmenlik politikaları bağlamında dolaylı etkileri olabilir. ABD'nin göçmenlik yasalarını sıkılaştırması, Türk vatandaşlarının ABD'ye seyahat ve iltica başvurularını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'de yargıçların bağımsızlığı ve federal yasaların üstünlüğü konusundaki bu tartışma, Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına dair benzer tartışmaları akıllara getirebilir. Türk basınında bu tür davaların, ABD'deki yargı sisteminin işleyişi hakkında fikir vermesi açısından önemli olduğu yorumları yapılıyor.