ABD Kongresi'nde Cumhuriyetçi bir vekil, H-1B vize programını kökten değiştirecek bir yasa teklifi sundu. Teklif, özellikle teknoloji sektöründe yoğun olarak kullanılan bu vize türünün, yeşil karta geçiş için bir basamak olarak kullanılmasını engellemeyi amaçlıyor. Florida Temsilciler Meclisi Üyesi Matt Gaetz tarafından sunulan "Amerikan İşçilerini Koruma Yasası" (Protect American Workers Act) adlı teklif, H-1B vizesinin geçici bir iş izni olarak kalmasını, daimi oturum iznine (yeşil kart) dönüşmemesini öngörüyor.
Teklifin Arka Planı ve Detayları
H-1B vizesi, ABD'li şirketlerin uzmanlık gerektiren pozisyonlar için yabancı işgücü istihdam etmesine olanak tanıyor. Yıllık 85 bin kontenjanı bulunan bu vize türü, özellikle Hint ve Çinli teknoloji çalışanları tarafından yoğun olarak kullanılıyor. Vize sahipleri, belirli şartları yerine getirdiklerinde işveren sponsorluğunda yeşil kart başvurusu yapabiliyor. Gaetz'in teklifi, bu geçişi tamamen kaldırarak H-1B'yi sadece geçici bir çalışma iznine dönüştürmeyi hedefliyor. Teklife göre, vize süresi dolduktan sonra kişi ülkeyi terk etmek zorunda kalacak. Ayrıca teklif, H-1B vizesine başvuran işverenlerin, Amerikan işçilerine eşit ücret ve koşullar sağlamasını zorunlu kılıyor ve denetimleri artırıyor.
Küresel ve Sektörel Etkiler
Teklifin yasalaşması halinde, başta Silicon Valley olmak üzere ABD teknoloji şirketleri ciddi bir işgücü darboğazıyla karşı karşıya kalabilir. Şirketler, yabancı yetenekleri çekmekte zorlanırken, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerini Hindistan, Çin ve Kanada gibi ülkelere kaydırmak zorunda kalabilir. Ayrıca, mevcut H-1B sahiplerinin önemli bir kısmı yeşil kart beklerken, bu teklif onların statülerini belirsizliğe sürükleyebilir. Göçmen hakları savunucuları, teklifin ayrımcı ve ekonomik büyümeyi baltalayıcı olduğunu belirtirken, işçi sendikaları ise Amerikalı işçilerin ücretlerinin yükselmesine katkı sağlayacağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar H-1B vizesi Türkiye'den ABD'ye giden nitelikli işgücü için birincil yol olmasa da, özellikle yazılım ve mühendislik alanında çalışan Türk vatandaşlarını doğrudan etkileyebilir. Teklifin yasalaşması, Türk profesyonellerin ABD'de kalıcı olarak yerleşme hayallerini zora sokabilir. Kısa vadede Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, ABD'nin teknoloji sektöründe yaşanacak bir daralma, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Türkiye, bu durumu kendi yetenekli işgücünü ülkede tutmak ve yabancı yatırım çekmek için bir fırsat olarak değerlendirebilir. Ancak teklifin Kongre'den geçme ihtimali düşük görünüyor; zira benzer girişimler daha önce başarısız olmuştu.