ABD genelinde çocuk refahı 2019'dan 2024'e kadar belirgin bir düşüş kaydetti. Yeni yayımlanan bir rapora göre, ülkedeki 29 eyalette çocukların yaşam kalitesi, COVID-19 pandemisi öncesi döneme kıyasla daha kötü durumda. Bu rapor, çocukların ekonomik güvenliği, sağlık erişimi, eğitim başarısı ve aile istikrarı gibi bir dizi göstergedeki bozulmayı ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin yoğun olduğu bölgelerde, çocuk yoksulluğu ve beslenme yetersizliği oranlarının arttığı belirtiliyor. Pandeminin okul kapanmaları, aile gelir kayıpları ve psikolojik stres gibi uzun vadeli etkilerinin, çocuk refahı üzerinde kalıcı izler bıraktığı vurgulanıyor.
Raporun detayları: Hangi göstergeler kötüleşti?
Çalışma, çocuk refahını ölçen 16 temel göstergeyi analiz etti. Bunlar arasında çocuk yoksulluğu, gıda güvencesizliği, sağlık sigortası kapsamı, lise terk oranı, çocuk ölüm hızı ve genç anne doğum oranı yer alıyor. 2019'dan 2024'e kadar 29 eyalette bu göstergelerin en az dördünde belirgin bozulma yaşandı. En çok etkilenen eyaletler arasında Louisiana, Mississippi, Arkansas ve New Mexico gibi Güney ve Güneybatı bölgeleri öne çıkıyor. Bu eyaletlerde çocuk yoksulluğu oranı ulusal ortalamanın iki katına yaklaşırken, sağlık hizmetlerine erişim kısıtlılığı da dikkat çekiyor.
Raporda ayrıca, pandemi sonrası uygulanan geçici destek programlarının sona ermesinin de çocuk refahını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Genişletilmiş çocuk vergi kredisi gibi politikaların sona ermesiyle, milyonlarca aile gelir kaybı yaşadı. Okulların kapanması ve uzaktan eğitime geçilmesi ise özellikle düşük gelirli öğrencilerde öğrenme kaybına yol açtı. Eğitim seviyesindeki düşüş, uzun vadede iş gücü piyasasında ve ekonomik büyümede de yansımalara neden olabilir.
Bölgesel farklılıklar ve kırılgan gruplar
Rapora göre, çocuk refahındaki düşüş tüm eyaletlerde aynı düzeyde değil. Ortabatı ve Doğu Yakası'ndaki bazı eyaletler (örneğin Massachusetts, New Hampshire) nispeten daha dirençli kalırken, Güney'deki eyaletler daha kırılgan bir tablo çiziyor. Özellikle Afro-Amerikan ve Latin kökenli çocuklar, refah göstergelerinde beyaz yaşıtlarına kıyasla daha büyük düşüşler yaşadı. Ayrıca, kırsal bölgelerde yaşayan çocuklar da kentli çocuklara göre daha olumsuz etkilendi. Uzmanlar, bu farklılıkların sistemik eşitsizliklerin bir yansıması olduğunu ve pandemi sonrası toparlanma politikalarının bu eşitsizlikleri gidermeye odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de çocuk refahındaki bu düşüş, Türkiye için doğrudan bir ders niteliğinde olmasa da, benzer eğilimlerin gelişmekte olan ülkelerde de görülebileceğine işaret ediyor. Pandemi sonrası çocuk yoksulluğu ve eğitim kayıpları, küresel bir sorun haline gelmiş durumda. Türkiye'nin de özellikle deprem bölgelerinde ve kırsal alanlarda çocuk refahını izlemesi, erken müdahale politikaları geliştirmesi önem taşıyor. Ayrıca, ABD'de genişletilmiş çocuk vergi kredisi gibi geçici önlemlerin sona ermesinin yarattığı olumsuz etkiler, Türkiye'deki sosyal yardım programlarının kalıcı ve sürdürülebilir olması gerektiğine dikkat çekiyor. Küresel düzeyde çocuk refahı göstergelerinin kötüleşmesi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşma yolunda tüm ülkeler için bir uyarı niteliği taşıyor.