ABD'de çip krizi, Trump yönetiminin politikaları nedeniyle daha da kötüleşiyor. Demokratların üst düzey isimlerinden Charles Schumer, yönetimin yarı iletken tedarik zincirindeki darboğazları ağırlaştırdığını savunuyor. Apple'ın, yapay zeka talebindeki artış nedeniyle kara listeye alınan Çinli çip üreticisi SMIC'ten alım yapmak için izin istemesi, tartışmayı alevlendirdi. Gelişme, küresel teknoloji tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Apple'ın SMIC hamlesi
Apple'ın, Washington'dan kara listedeki Çinli yarı iletken üreticisi Semiconductor Manufacturing International Corporation (SMIC) ile iş yapmak için lisans talep ettiği bildiriliyor. Şirketin bu talebi, yapay zeka uygulamalarındaki patlamayla birlikte çip talebinin arzı aşmasından kaynaklanıyor. ABD'nin ihracat kontrolleri, gelişmiş çiplerin ve ilgili teknolojilerin Çin'e satışını kısıtlıyor; ancak Apple, daha eski nesil çipler için muafiyet arıyor.
Uzmanlar, Apple'ın bu adımının, ABD'nin Çin'e yönelik teknoloji yaptırımlarının pratikte ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor. Özellikle yapay zeka için gereken gelişmiş çiplerin üretiminde Tayvan merkezli TSMC'nin hakimiyeti, ABD'li şirketleri alternatif arayışına itiyor. Apple'ın SMIC'ten alım yapmak istemesi, tedarik zincirini çeşitlendirme çabası olarak yorumlanıyor; ancak bu durum, ulusal güvenlik endişeleriyle çelişiyor.
Küresel çip krizi ve jeopolitik boyut
Çip krizi, pandeminin başlangıcından bu yana otomotiv, elektronik ve savunma dahil birçok sektörü etkiliyor. Talep, yapay zeka, bulut bilişim ve elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla her geçen gün artarken, arz tarafındaki kapasite artışları yetersiz kalıyor. ABD'nin Çin'e yönelik kısıtlamaları, Çinli firmaların makineler ve yazılımlar da dahil olmak üzere ileri teknolojiye erişimini kısıtlıyor. Buna karşılık Çin, yerli çip endüstrisini geliştirmeye çalışıyor; ancak bu süreç yıllar alıyor.
Bu ortamda Apple'ın SMIC'e başvurması, ABD'de hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat çevrelerde eleştirilere yol açtı. Ancak özellikle Demokratlar, Trump yönetiminin politikalarını hedef alıyor. Schumer, yönetimin 'kısa vadeli çözüm' yerine 'ideolojik saplantılarla' hareket ettiğini öne sürüyor. Diğer yandan, bazı analistler, bu tür lisansların aslında ABD'nin çıkarlarına hizmet edebileceğini, çünkü ABD'li şirketlerin Çin pazarına erişimini sürdürürken denetim mekanizmalarını koruduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki çip savaşı, Türkiye'nin teknoloji bağımlılığı konusunu yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, otomotiv ve elektronik gibi sektörlerde dışa bağımlı olduğu çip tedarikinde risklerle karşı karşıya. Bu küresel kriz, Türkiye'nin kendi yarı iletken üretim kapasitesini geliştirmesinin ve tedarik zincirini çeşitlendirmesinin önemini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin yaptırımları karşısında Türk firmalarının da benzer kısıtlamalarla karşılaşabileceği ihtimali, stratejik planlamayı zorunlu kılıyor. Türkiye, uzun vadede çip üretiminde ulusal bir politika geliştirmeli ve uluslararası iş birliklerinde denge gözetmeli.