Yapay zeka (YZ) alanında bugün ABD ve Çin açık ara önde giderken, Bank of America ekonomistleri geleceğin yıldızlarının Güney Kore ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olacağını öngörüyor. Bankanın yayımladığı kapsamlı raporda, bu iki ülkenin hem yapay zeka altyapısının kurulumundan hem de yaygınlaşmasından en fazla fayda sağlayacak ekonomiler arasında olduğu belirtiliyor. Küresel YZ yatırımlarının 2027'ye kadar 420 milyar dolara ulaşması beklenirken, bu pastadan en büyük payı alacak ülkelerin başında Güney Kore ve BAE geliyor.
Güney Kore ve BAE'nin avantajları
Güney Kore, mevcut yarı iletken üretim kapasitesi ve teknoloji devleriyle YZ donanımında kritik bir oyuncu konumunda. Samsung ve SK Hynix gibi şirketler, yapay zeka çiplerinde küresel tedarik zincirinin önemli halkalarını oluşturuyor. Ayrıca hükümetin 2030'a kadar YZ alanında 40 milyar dolarlık yatırım planı, ülkeyi bu alanda cazip bir merkez haline getiriyor. Öte yandan BAE, bol enerji kaynakları ve geniş veri merkezi yatırımlarıyla YZ'nin enerji yoğun altyapısını destekleyebilecek konumda. Abu Dabi merkezli G42 ve Mubadala gibi fonlar, YZ girişimlerine milyarlarca dolar akıtırken, ülkedeki düşük elektrik maliyetleri veri merkezi işletmecileri için büyük avantaj sağlıyor.
Raporda ayrıca Suudi Arabistan, Hindistan ve Singapur gibi ülkelerin de YZ ekonomisinden önemli pay alabileceği vurgulanıyor. Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 kapsamında teknolojiye yaptığı yatırımlar, Hindistan'ın geniş yazılım mühendisi havuzu ve Singapur'un düzenleyici ortamı, bu ülkeleri YZ ekosisteminde öne çıkarıyor.
Küresel YZ rekabetinde yeni düzen
ABD ve Çin'in ardından üçüncü bir küresel YZ kutbu oluşması beklenirken, Bank of America'nın analizi bu rekabette petrol zengini Körfez ülkelerinin ve Doğu Asya teknoloji devlerinin ön plana çıkacağını gösteriyor. YZ'nin sadece teknoloji şirketleri için değil, enerji, sağlık, ulaşım ve savunma gibi sektörlerde de devrim yaratması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2026'da 2022'ye kıyasla ikiye katlanabilir. Bu durum, enerji maliyetlerinin düşük olduğu ve yenilenebilir enerji yatırımlarının yoğun olduğu bölgeleri cazip kılıyor.
Öte yandan, YZ'nin getireceği verimlilik artışı ve yeni iş modelleri, gelişmekte olan ülkeler için bir sıçrama tahtası olabilir. Ancak teknolojiye erişim ve yetenek havuzu gibi faktörler, bu fırsatın eşit dağılmasını engelliyor. Bank of America, yapay zekanın etkisinin en çok otomasyona açık sektörlerde hissedileceğini ve bazı iş kollarının tamamen ortadan kalkabileceğini uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka alanında önemli adımlar atmış olsa da Güney Kore ve BAE'nin yakaladığı ivmenin gerisinde kalmış durumda. Bank of America'nın raporu, Türkiye'nin YZ yatırımlarını artırması, özellikle yarı iletken ve veri merkezi alanlarında daha iddialı projelere yönelmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin genç nüfusu ve teknolojiye uyum kapasitesi avantaj sağlarken, enerji bağımlılığı ve yüksek elektrik maliyetleri önemli engeller. Bölgesel olarak, YZ rekabetinde geri kalmak, Türkiye'nin ihracat pazarlarında ve savunma teknolojilerinde rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, ulusal yapay zeka stratejisinin hızla güncellenmesi ve Ar-Ge teşviklerinin artırılması kritik önem taşıyor.