ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çarşamba akşamı ABD ve Çin'in ticaret ateşkesini iki ay süreyle uzattığını duyurdu. Açıklama, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in iki günlük görüşmeler için Washington'a gelmesinin hemen ardından geldi. İki aylık uzatma, tarafların kapsamlı bir ticaret anlaşmasına varması için yeni bir son tarih anlamına geliyor ve belirsizliği daha da artırıyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi, 2018 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'den ithal ürünlere yönelik geniş kapsamlı gümrük tarifeleri başlatmasıyla zirveye ulaştı. Pekin de karşılık olarak ABD ürünlerine tarife uyguladı. İki ülke arasındaki ticaret savaşı, küresel tedarik zincirlerini sarstı ve dünya ekonomisinde dalgalanmalara yol açtı. 2020'de imzalanan "Birinci Aşama" anlaşması ile taraflar bir süreliğine ateşkes ilan etti; ancak anlaşmanın uygulanması ve sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler, ticaret ilişkilerini yeniden gerginleştirdi.
Son aylarda ABD ve Çin, karşılıklı olarak bazı tarifeleri askıya almış ve müzakereleri yeniden başlatmıştı. Bessent'in açıklaması, bu kırılgan ateşkesin en az iki ay daha devam edeceğini gösteriyor. Ancak uzatmanın kısa süreli olması, piyasalarda kalıcı bir çözüme yönelik şüpheleri koruyor.
Küresel Ekonomi ve Piyasalar Üzerindeki Etkileri
Ticaret ateşkesinin uzatılması, küresel piyasalar tarafından temkinli bir iyimserlikle karşılandı. Uzatma kararı, özellikle ihracata dayalı ekonomiler ve Asya piyasaları için kısa vadeli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak iki aylık sürenin dolmasıyla birlikte yeni tarifelerin yürürlüğe girme riski, şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine neden olabilir.
ABD ve Çin, dünyanın en büyük iki ekonomisi olarak küresel ticaretin yaklaşık %25'ini oluşturuyor. Dolayısıyla bu iki ülke arasındaki herhangi bir anlaşmazlık veya uzlaşma, dünya genelinde büyüme, enflasyon ve faiz oranları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Uzmanlar, kalıcı bir anlaşma sağlanamazsa, 2025 sonuna doğru küresel ticaretin daralabileceği uyarısında bulunuyor.
Xi Jinping'in Washington ziyareti, iki lider arasındaki diyalog kanallarının açık olduğunu göstermesi açısından önemli. Ancak görüşmelerin içeriği hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Beyaz Saray'dan yapılan kısa bilgilendirmede, görüşmelerin "yapıcı bir atmosferde" geçtiği belirtildi, fakat somut adımlar konusunda ayrıntı verilmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşından hem olumsuz hem de olumlu yönde etkilenebilecek bir konumda. Türkiye'nin ihracat pazarları arasında ABD ve Çin önemli yer tutuyor. Ticaret savaşının uzaması, Türk ihracatçıları için belirsizlik yaratırken, aynı zamanda Türkiye'nin alternatif tedarikçi olarak öne çıkmasına fırsat sunabilir. Özellikle tekstil, otomotiv ve elektronik sektörlerinde Çin'e uygulanan tarifeler nedeniyle bazı üretim kaymaları yaşanmıştı. Ateşkesin kısa süreli uzatılması, bu fırsatların kalıcı hale gelmesini engelleyebilir. Ayrıca küresel ticaretteki dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetleri ve enflasyon üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, dış politikada denge gözeterek hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor; bu uzatma, Ankara'nın ekonomik diplomasi alanındaki manevra alanını geçici olarak genişletebilir.