ABD yönetimi, Brezilya'nın dünyanın en büyük 10. ekonomisi olarak değerlendirilen ticaret uygulamalarını haksız bularak, bu ülkeden yapılan bazı ithalatlara yüzde 25 oranında gümrük vergisi getirme kararı aldı. Yeni tarifenin 22 Temmuz’da yürürlüğe girmesi bekleniyor. Karar, iki ülke arasındaki ticari gerilimi tırmandırırken, küresel ticaret savaşlarının yeni bir cephesi olarak değerlendiriliyor.
Arka Plan: Haksız Ticaret Uygulamaları İddiaları
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından yapılan soruşturma sonucunda, Brezilya'nın bir dizi sektörde Amerikan şirketlerine karşı ayrımcı uygulamalarda bulunduğu tespit edildi. Özellikle çelik, alüminyum, tarım ürünleri ve ilaç sektörlerinde Brezilya'nın yerel üreticileri koruyucu politikalar izlediği, ABD'li ihracatçıların pazara erişimini kısıtladığı belirtiliyor.
Soruşturma kapsamında Brezilya'nın fikri mülkiyet hakları ihlalleri, sübvansiyon uygulamaları ve devlet ihalelerinde yerli firmalara öncelik tanıması da eleştirildi. USTR raporunda, Brezilya'nın bu uygulamalarının ABD'li üreticilere yıllık yaklaşık 3 milyar dolar zarar verdiği ifade edildi.
Brezilya hükümeti ise suçlamaları reddederek, ticaret politikalarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına uygun olduğunu savundu. Başkent Brasília'dan yapılan açıklamada, ABD'nin kararının "tek taraflı ve haksız" olduğu belirtilerek, benzer önlemlerle karşılık verilebileceği ima edildi.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Ticaret Savaşları Derinleşiyor
ABD'nin Brezilya'ya yönelik bu hamlesi, Trump yönetiminin "önce Amerika" politikasının bir yansıması olarak görülüyor. Daha önce Çin, Avrupa Birliği ve Kanada gibi ticaret ortaklarına karşı da benzer tarifeler uygulayan Washington, bu kez Latin Amerika'nın en büyük ekonomisini hedef aldı.
Uzmanlar, bu adımın Brezilya ekonomisinde kısa vadede dalgalanmalara yol açabileceğini, ancak asıl etkinin orta vadede iki ülke arasındaki ticaret hacminde düşüş şeklinde görüleceğini belirtiyor. 2019 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 70 milyar dolar seviyesindeydi. Yeni tarifelerin özellikle Brezilya'nın çelik ve tarım ihracatını olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Brezilya'nın DTÖ'ye başvurması durumunda, ticaret anlaşmazlığının uluslararası hukukta çözülmesi aylar hatta yıllar alabilir. Bu süreçte iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin de gerilmesi muhtemel. Ayrıca, ABD'nin benzer gerekçelerle diğer Latin Amerika ülkelerine de yeni tarifeler uygulayabileceği endişesi bölgede tedirginlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Brezilya'ya yönelik bu ticari hamlesi, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, benzer şekilde ABD ile çelik ve alüminyum tarifeleri konusunda sorunlar yaşamış, ancak son dönemde ticari ilişkilerde normalleşme sağlanmıştır. Bu gelişme, ABD'nin ticaret ortaklarına karşı agresif tutumunun sürebileceğini göstermesi bakımından Türkiye için de bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye'nin Brezilya ile tarım ve sanayi ürünleri ticaretinde rekabet ettiği düşünüldüğünde, Brezilya'nın ihracat pazarlarında yaşayacağı daralma, Türk ihracatçıları için bazı sektörlerde fırsat yaratabilir. Öte yandan, bu tür ticari gerilimlerin küresel ekonomiyi yavaşlatma riski, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomileri olumsuz etkileyebilir.