New York Borsası, yatırımcıların hafta boyunca açıklanacak ilk kritik ekonomik verileri beklediği ve tatil nedeniyle kısalan işlem haftasında karışık sinyaller veriyor. Ana endeksler, 2020'den bu yana en iyi çeyreklik performanslarına odaklanmış durumda. S&P 500, bu çeyrekte şu ana kadar yaklaşık %10 değer kazanarak altı yılın en güçlü çeyreklik yükselişine işaret ediyor. Dow Jones Sanayi Endeksi de benzer bir ivmeyle yılı pozitif bölgede kapatmaya hazırlanırken, Nasdaq teknoloji ağırlıklı yapısıyla yapay zeka hisselerindeki ralliden besleniyor.
Gelişmenin Arka Planı: Veri Takvimi ve Fed Beklentileri
Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak olan dayanıklı mal siparişleri, tüketici güven endeksi ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları gibi verileri yakından izliyor. Özellikle Perşembe günü açıklanacak olan ilk çeyrek GSYH büyüme verisi, ekonominin yavaşlama sinyalleri verip vermediğini göstermesi açısından kritik. Federal Rezerv'in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, piyasalar yılın ikinci yarısında iki faiz indirimi bekliyor. Ancak enflasyonun yapışkan kalmaya devam etmesi, bu beklentileri zorluyor.
ABD hisse senedi piyasaları, geçtiğimiz hafta S&P 500'ün 5.300 puan seviyesinin üzerine çıkmasıyla rekor seviyelere yaklaşmıştı. Yapay zeka sektöründeki ivme, özellikle Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi teknoloji devlerini zirveye taşıdı. Ancak enerji ve finans sektörlerindeki kazançlar daha sınırlı kaldı. Analistler, piyasadaki yükselişin tabana yayılmadığını, birkaç büyük hissenin performansına bağlı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya ve Avrupa'dan Karışık Sinyaller
Küresel piyasalarda Asya seansı karışık seyrederken, Avrupa borsaları Çin'den gelen zayıf veriler ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı öncesinde temkinli işlem gördü. Çin'de Sanayi karları Nisan ayında beklentilerin altında arttı, bu da dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki toparlanmanın kırılgan olduğunu gösteriyor. ECB'nin Haziran ayında faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakılırken, ABD'deki belirsizlik diğer merkez bankalarının da elini zorlaştırıyor.
Petrol fiyatları, OPEC+'nın üretim kesintilerini uzatma olasılığı ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerle yatay seyrediyor. Altın ise güvenli liman talebiyle 2.350 dolar seviyesinin üzerinde tutunuyor. Dolar endeksi, Fed'in şahin duruşu ve Avrupa'daki belirsizliklerle güçlü seyrini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD borsalarındaki bu olumlu seyir, küresel risk iştahının canlı kalmasına katkı sağlayarak gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını destekleyebilir. Ancak Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik, Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açıkla mücadele eden ekonomiler için dış finansman maliyetlerini yukarıda tutuyor. Türkiye'nin ihracat pazarları açısından ABD'deki talebin güçlü kalması olumlu olsa da, güçlü dolar ve yüksek faiz ortamı TL üzerindeki baskıyı artırabilir. Piyasalar, önümüzdeki dönemde küresel risk iştahındaki olası bir daralmanın Türkiye varlıkları üzerindeki etkisini dikkatle izliyor.