ABD'de 8 Kasım 2022'de yapılacak ara seçimlere bir aydan az süre kala, valilik yarışları siyasi gündemin merkezinde yer alıyor. Ülke genelinde 36 eyalette vali seçimi yapılacak ve anketler, Demokrat Parti'nin bazı kilit eyaletlerde Cumhuriyetçi Parti'nin elindeki valilikleri kazanma potansiyelini gösteriyor. Ara seçimler, genellikle iktidardaki partinin performansının test edildiği bir referandum niteliği taşıyor ve bu yıl da Başkan Joe Biden yönetiminin politikalarına yönelik seçmen tepkisinin bir göstergesi olacak.
Valilik Yarışlarının Arka Planı
Valilik seçimleri, eyalet düzeyinde yasama ve yürütme yetkisini belirlemesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde eyalet yönetimlerinin sağlık, ekonomi ve eğitim politikalarındaki rolü arttı. Demokratlar, Arizona, Georgia, Nevada, Wisconsin, Michigan ve Pennsylvania gibi başkanlık seçimlerinde kıl payı farklarla belirlenen eyaletlerde valilikleri kazanmayı hedefliyor. Cumhuriyetçiler ise bu eyaletlerdeki mevcut valilikleri korumaya çalışırken, aynı zamanda Kansas, Maine gibi Demokratların yönettiği eyaletlerde sürpriz zaferler peşinde.
Anketlere göre, Demokratların en güçlü olduğu eyaletler arasında Maryland ve Massachusetts bulunuyor; buralarda Cumhuriyetçi valilerin yeniden seçilme şansı düşük görünüyor. Ancak asıl mücadele, “salıncak eyalet” olarak adlandırılan ve her iki partinin de kazanma ihtimalinin olduğu yerlerde yaşanacak. Örneğin, Georgia'da Cumhuriyetçi Vali Brian Kemp ile Demokrat rakibi Stacey Abrams arasındaki yarış büyük ilgi görüyor. 2018'de Kemp'in kıl payı kazandığı bu eyalette, bu kez Abrams'ın şansı daha yüksek olabilir. Benzer şekilde Arizona'da Cumhuriyetçi Vali Doug Ducey'nin görev süresi doluyor ve yerine kimin geleceği belirsiz.
Valilik yarışlarının ulusal siyaset üzerindeki etkisi de göz ardı edilemez. Eyalet valileri, seçim yasaları, kürtaj hakları, silah kontrolü gibi konularda belirleyici rol oynuyor. Özellikle Yüksek Mahkeme'nin kürtaj hakkını eyaletlere bırakan kararı sonrası, valilik seçimlerinin önemi daha da arttı. Demokratlar, kürtaj hakkını koruma vaadiyle seçmen desteği ararken, Cumhuriyetçiler ekonomik konulara ve suç oranlarına odaklanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkiliyor. İktidardaki partinin Kongre'deki çoğunluğunu kaybetmesi durumunda, Başkan Biden'ın dış politika hamleleri zorlaşabilir. Özellikle Ukrayna'ya verilen destek, Çin ile ilişkiler ve NATO politikaları gibi konularda yasama organıyla yürütme arasında gerilim yaşanabilir. Valilik seçimleri ise daha çok iç politikayı ilgilendirse de, eyaletlerin ekonomik politikaları ve uluslararası ticaret anlaşmalarına yaklaşımları dolaylı olarak küresel ekonomiyi etkileyebilir.
Anketlere göre, Demokratların valilik yarışlarındaki performansı, partinin genel olarak ara seçimlerde beklenen kayıpları en aza indirebileceğini gösteriyor. Tarihsel olarak, iktidardaki parti ara seçimlerde genellikle koltuk kaybeder; ancak bu yıl Demokratlar, özellikle kürtaj hakkı ve demokrasi tehdidi söylemleriyle seçmen tabanını harekete geçirmeyi başarabilirse, beklenenden daha iyi bir sonuç alabilir. Cumhuriyetçiler ise enflasyon, suç ve göçmenlik konularını öne çıkararak seçmenin ekonomik kaygılarını kullanmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Kongre'deki çoğunluk değişimi, Türkiye'ye yönelik silah satışları, yaptırımlar ve F-16 modernizasyonu gibi konularda belirleyici olabilir. Demokratların valilikleri kazanması, özellikle insan hakları ve demokrasi vurgusu yapan eyalet yönetimlerinin Türkiye ile ilişkilerde daha eleştirel bir tutum almasına yol açabilir. Öte yandan, Cumhuriyetçilerin güçlenmesi, Türkiye'nin güvenlik ve savunma iş birliği konularında daha pragmatik bir yaklaşım bulmasını sağlayabilir. Her halükarda, ABD iç siyasetindeki dengeler, Türkiye'nin stratejik hesaplarında dikkate alması gereken bir faktör olmaya devam edecek.