ABD'de 8 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde posta yoluyla oy kullanma sürecine ilişkin tartışmalar alevlendi. Eski Başkan Donald Trump, posta oylarının işlenmesine yönelik kapsamlı yeni kısıtlamalar talep ederken, oylar şimdiden dağıtılmaya başlandı. Seçim yetkilileri, bu taleplerin seçim güvenliğini ve sonuçların kabul edilirliğini tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor.
Posta oylamasındaki kısıtlamalar ve siyasi gerilim
Trump, Truth Social platformundan yaptığı açıklamalarda posta yoluyla kullanılan oyların "felaket" olduğunu öne sürerek, Cumhuriyetçi eyalet yasama organlarını oy sayım kurallarını sıkılaştırmaya çağırdı. Özellikle salıncak eyaletlerde (Pennsylvania, Michigan, Wisconsin, Georgia, Arizona) Cumhuriyetçi kontrolündeki yasama organları, posta oylarının son teslim tarihlerini öne çekme, oy verme kutularını kaldırma ve kimlik doğrulama şartlarını ağırlaştırma yönünde adımlar attı. Bu değişiklikler, 2020 seçimlerinde pandemi nedeniyle genişleyen posta oylamasına karşı bir tepki olarak görülüyor.
Demokratlar ise bu hamleleri seçmen baskısı olarak nitelendiriyor. Beyaz Saray Sözcüsü, "Her Amerikalının oy kullanma hakkını korumak için mücadele edeceğiz" dedi. Adalet Bakanlığı, bazı eyaletlerin yeni düzenlemelerini incelemeye aldı. Sivil toplum kuruluşları da posta oylarının sayımına müdahale edilmemesi için çağrı yapıyor.
Seçim güvenliği ve sonuçların tanınması endişesi
Seçim yetkilileri, posta oylarının sayım sürecinin uzayabileceğini ve sonuçların günler alabileceğini belirtiyor. 2020'de olduğu gibi, seçim gecesi ile kesin sonuçlar arasındaki farkın "mavi kayma" (blue shift) yaratması ve Trump'ın yenilgiyi kabul etmemesi riski var. Uzmanlar, posta oylarına yönelik kısıtlamaların özellikle düşük gelirli, yaşlı ve azınlık seçmenleri olumsuz etkileyeceğini söylüyor.
Ülke genelinde seçim görevlileri, artan tehditler ve baskılarla karşı karşıya. Bazı bölgelerde oy sayım merkezlerine yönelik protestolar düzenleniyor. FBI, seçim görevlilerine yönelik tehditleri soruşturuyor. Bu ortam, ABD demokrasisinin dayanıklılığına dair endişeleri artırıyor.
Ara seçimler, Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı, Senato'nun 100 üyesinin 35'i ve 36 eyalet valisinin belirleneceği kritik bir oylama. Anketler, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu alabileceğini gösteriyor. Bu durum, Başkan Joe Biden'ın yasama gündemini zorlaştırabilir. Seçim sonuçları, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde siyasi atmosferi belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler ve posta oylaması krizi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel istikrar açısından önemli. ABD'nin iç siyasi kutuplaşması, dış politika kararlarında istikrarsızlığa yol açabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde (Suriye, F-16 satışı, Kıbrıs, Doğu Akdeniz) süreklilik arar. Seçim sonuçları, Biden yönetiminin Türkiye'ye yönelik tutumunu etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin Kongre'yi kazanması, bazı yaptırım veya silah satışı kararlarını bloke edebilir. Ayrıca, ABD demokrasisindeki çalkantı, otoriter eğilimlere karşı küresel normları zayıflatabilir. Türkiye, olası bir siyasi belirsizlikte ekonomik dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmalı.