Kanada'nın British Columbia eyaletinde bulunan Tumbler Ridge kasabasında Şubat 2025'te gerçekleşen ve altı kişinin ölümüne yol açan okul saldırısından sağ kurtulanlar, yapay zeka şirketi OpenAI'ye karşı toplam 30 ayrı dava açtı. Davacılar, şirketin saldırganın şiddet içerikli ChatGPT hesabını saldırıdan sekiz ay önce askıya almasına karşın durumu yetkililere bildirmediğini savunuyor. Dava dilekçeleri, OpenAI'nin potansiyel bir tehlikeyi önleme sorumluluğunu yerine getirmediği iddiasıyla hazırlandı.
Sekiz Ay Önceki Hesap Kapatma ve Şirketin Sessizliği
Dava dosyalarına göre saldırgan, saldırıdan yaklaşık sekiz ay önce ChatGPT üzerinden şiddet fantezileri ve silah edinme planlarını içeren mesajlar yazdı. OpenAI'nin güvenlik sistemleri bu içerikleri tespit ederek hesabı kapattı. Ancak şirket, kullanıcının kimliğini veya potansiyel tehdidini kolluk kuvvetlerine bildirmedi. Davacı avukatları, "OpenAI'nin elinde somut bir tehlike sinyali varken sessiz kalması, önlenebilir bir trajedinin önünü açtı" ifadesini kullanıyor.
Olay, Tumbler Ridge kasabasında bulunan bir lisede meydana geldi. Saldırgan, okula silahla girerek altı kişiyi öldürdü, ardından intihar etti. Saldırıda yaralanan onlarca öğrenci ve öğretmen, hem fiziksel hem de psikolojik travma yaşıyor. Kurtulanlar, yaşadıkları acının yanı sıra, yapay zeka şirketlerinin kullanıcı verilerini ve tehlikeli içerikleri nasıl yönettiği konusunda ciddi endişeler dile getiriyor.
OpenAI sözcüsü yaptığı açıklamada, "Kullanıcı gizliliği ve güvenliği arasında hassas bir denge gözetiyoruz. Her şüpheli durumu polise bildirmek yasal ve etik açıdan karmaşık bir meseledir" dedi. Ancak davacılar, şirketin kendi kullanım koşullarında "tehlikeli içerikleri yetkililere bildirme hakkı"nı saklı tuttuğunu hatırlatıyor.
Yapay Zeka Şirketlerinin Hukuki Sorumluluğu Tartışması
Bu davalar, yapay zeka şirketlerinin üçüncü tarafların eylemlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağına dair küresel bir emsal oluşturabilir. ABD'de benzer davalar görülse de, Kanada'da bir yapay zeka şirketine karşı açılan ilk toplu dava olma özelliği taşıyor. Hukuk uzmanları, davanın "algoritmik öngörü" ve "ihmal" kavramlarını yeniden tanımlayabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, sosyal medya ve teknoloji devlerine yönelik sorumluluk davaları son yıllarda artış gösteriyor. 2022'de Buffalo'daki ırkçı saldırı sonrası benzer bir dava açılmış, ancak platformların "yayıncı" değil "aracı" olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Tumbler Ridge davasında ise farklı olarak, içeriğin doğrudan şirket tarafından tespit edilip kapatıldığı, dolayısıyla şirketin "bilme" durumunun olduğu vurgulanıyor.
Kanada Federal Mahkemesi'nin önümüzdeki aylarda davaları birleştirerek ele alması bekleniyor. OpenAI, davaların reddi için ön itirazda bulunabilir. Ancak kamuoyu baskısı ve siyasi irade, şirketin savunmasını zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka düzenlemeleri konusunda henüz kapsamlı bir yasal çerçeveye sahip değil. Bu dava, yapay zeka şirketlerinin kullanıcı verilerini işlerken ve tehlikeli içerikleri tespit ettiğinde ne yapması gerektiğine dair küresel bir standart oluşturabilir. Türkiye'de de benzer bir olayın yaşanması durumunda, mevcut yasaların yetersiz kalacağı açık. Ayrıca, yerli ve yabancı yapay zeka uygulamalarının Türkiye'deki kullanıcı verilerini nasıl sakladığı ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşıp paylaşmadığı belirsiz. Dava, Türkiye'nin de acilen yapay zeka güvenliği ve sorumluluğu konusunda düzenleme yapması gerektiğini gösteriyor.