Avrupa Birliği liderleri, 26-27 Ekim tarihlerinde Brüksel'de düzenlenecek zirvede bir araya geliyor. Zirvenin ana gündem maddeleri, Çin ile olan devasa ticaret açığını azaltmaya yönelik tedbirler, Ukrayna'ya verilen desteğin sürdürülmesi ve bir sonraki AB bütçesi üzerinde anlaşma sağlanması olacak. Toplantı, gelecek yıl yapılacak önemli seçimler öncesinde AB'nin uzun vadeli politikalarını şekillendirmesi açısından kritik bir dönemeçte gerçekleşiyor.
Çin ile ticaret açığı ve ekonomik güvenlik
AB liderlerinin en önemli gündem maddelerinden biri, Çin ile ticaret ilişkileri. AB'nin Çin ile olan ticaret açığı 2022'de 400 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştı. Liderler, bu açığı azaltmak için çeşitli önlemleri masaya yatıracak. Aralarında yeni ticaret savunma araçlarının devreye alınması, kritik teknolojilerde ihracat kontrollerinin sıkılaştırılması ve Çin'e olan bağımlılığın azaltılması için tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi bulunuyor. Ayrıca, AB'nin Çin'e yönelik yatırımların taranması mekanizmasını güçlendirmesi ve ortak çıkar alanlarında işbirliği imkanlarının değerlendirilmesi de bekleniyor. Zirve sonunda yayımlanması planlanan sonuç bildirgesinde, Çin'in ekonomik uygulamalarına yönelik eleştirilerin yer alması ve "adil rekabet" vurgusunun öne çıkarılması öngörülüyor. Ancak AB içinde Çin'e karşı farklı yaklaşımlar bulunuyor; Almanya gibi bazı üyeler ekonomik ilişkilerin tamamen koparılmasından yana değilken, Litvanya gibi ülkeler daha sert bir tutum izlenmesini savunuyor.
Ukrayna'ya destek ve bütçe müzakereleri
Zirvenin bir diğer önemli başlığı Ukrayna. AB liderleri, Rusya'nın işgaline karşı Ukrayna'ya verilen askeri, mali ve insani desteğin sürdürülmesi konusunda görüş birliği arayacak. Özellikle AB'nin 2024-2027 dönemi için önerdiği 50 milyar euroluk Ukrayna fonunun onaylanması bekleniyor. Bu fon, Ukrayna'nın savaş sonrası yeniden inşası ve ekonomik istikrarı için hayati önem taşıyor. Ancak Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın bu fonu veto edebileceği belirtiliyor. Liderler ayrıca, Ukrayna'ya silah tedarikinin hızlandırılması ve Rusya'ya yönelik yaptırımların etkinliğinin artırılması konularını ele alacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin zirveye video konferans yoluyla katılarak destek talebini yinelemesi bekleniyor.
Zirvenin üçüncü ana gündem maddesi ise AB'nin çok yıllı mali çerçevesi (MFF) olarak adlandırılan 2021-2027 bütçesi. Liderler, bütçenin revize edilmesi ve özellikle Ukrayna fonu, göç yönetimi ve yeşil dönüşüm gibi öncelikli alanlara kaynak aktarılması konusunda uzlaşmaya çalışacak. Gelecek yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde bütçe anlaşmasının sağlanması, AB'nin işlevselliği açısından kritik görülüyor. Ayrıca, AB'nin kendi kaynaklarını artırma yönündeki tartışmalar da zirvede ele alınacak.
Zirvenin bölgesel ve küresel boyutu
AB zirvesi, küresel jeopolitik dengeler açısından da önemli. Çin ile ticaret gerilimi, ABD-Çin rekabeti bağlamında şekilleniyor. AB, ABD'nin Çin'e karşı izlediği sert politikayı tam olarak benimsemese de, ekonomik güvenlik kaygılarıyla hareket ediyor. Ukrayna konusunda ise AB, transatlantik müttefikleriyle birlikte hareket ederek Rusya'ya karşı birleşik bir cephe oluşturmayı hedefliyor. Bütçe müzakereleri ise AB'nin genişleme ve reform süreçleriyle yakından ilgili. Zirve, AB'nin gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde birliğini ve kararlılığını göstermesi açısından bir test niteliği taşıyor. AB liderlerinin, özellikle Macaristan'ın olası vetolarına rağmen, ortak bir zeminde buluşup buluşamayacağı merakla bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB zirvesinin gündem maddeleri Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Çin ile ticaret açığı ve ekonomik güvenlik tartışmaları, Türkiye'nin de benzer kaygılar taşıdığı alanlar. AB'nin Çin'e yönelik olası yeni ticaret savunma önlemleri, Türkiye'nin Çin ile olan ticaretini ve yatırım ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ukrayna'ya destek ve bütçe konuları ise Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından önemli. AB'nin Ukrayna fonunun onaylanması, Karadeniz'deki dengeleri ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü etkileyebilir. Ayrıca, AB bütçesinde Türkiye'ye yönelik fonların geleceği de zirve sonuçlarından etkilenebilir. Türkiye, AB ile ilişkilerinde Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda somut adımlar beklerken, zirveden çıkacak kararlar bu süreci şekillendirecektir.