Avrupa Birliği'nin yapay zeka sorumluluk kurallarını rafa kaldırmasının ardından, OpenAI CEO'su Sam Altman'ın son açıklamaları, Avrupa'da sorumluluk yasalarını savunanlar için "demiştik" anı yarattı. Altman, yapay zeka sistemlerinin yol açtığı zararlardan şirketlerin sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, AB'nin bu alandaki düzenleme boşluğuna dikkat çekti. Bu gelişme, Brüksel'in teknoloji devlerinin baskısıyla geri adım attığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
AB'nin Yapay Zeka Sorumluluk Kurallarından Vazgeçmesi
Avrupa Komisyonu, 2021 yılında önerdiği Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi'ni (AI Liability Directive) 2024 yılı başında rafa kaldırdı. Direktif, yapay zeka sistemlerinin neden olduğu zararlarda mağdurların tazminat almasını kolaylaştırmayı amaçlıyordu. Ancak dijital devlerin yoğun lobi faaliyetleri ve bazı üye ülkelerin itirazları sonucu geri çekildi. Bu karar, Avrupa'nın yapay zeka düzenlemelerinde liderlik iddiasını zayıflattı.
Komisyon, direltifin yerine sektörel düzenlemeler ve mevcut tüketici koruma yasalarının yeterli olacağını savundu. Fakat sivil toplum kuruluşları ve akademisyenler, bu boşluğun yapay zeka kaynaklı zararlarda mağdurları korumasız bırakacağını belirtiyor. Özellikle otonom araçlar, tıbbi teşhis sistemleri ve işe alım algoritmalarında yaşanan sorunlar, sorumluluk kurallarının önemini ortaya koyuyor.
AB'nin Yapay Zeka Yasası (AI Act) 2024'te yürürlüğe girdi ancak bu yasa daha çok risk sınıflandırması ve şeffaflık yükümlülükleri getiriyor; sorumluluk konusunu düzenlemiyor. Dolayısıyla sorumluluk boşluğu devam ediyor.
Sam Altman'ın Açıklamaları ve Etkisi
OpenAI CEO'su Sam Altman, 15 Mayıs 2025'te Brüksel'de düzenlenen bir teknoloji konferansında yaptığı konuşmada, yapay zeka şirketlerinin ürünlerinin yol açtığı zararlardan sorumlu olması gerektiğini söyledi. Altman, "Yapay zeka sistemleri hayatımızın her alanına giriyorsa, sonuçlarına da katlanmalıyız. Sorumluluk kuralları yeniliği engellemez, aksine güveni artırır" dedi. Bu açıklama, daha önce sorumluluk yasalarını savunan Avrupalı parlamenterler ve sivil toplum kuruluşları tarafından "demiştik" sloganıyla karşılandı.
Altman'ın sözleri, AB'nin direltifi rafa kaldırmasının ardından gelen ilk üst düzey sektör temsilcisi açıklaması olması nedeniyle önem taşıyor. OpenAI, geçmişte sorumluluk kurallarına karşı lobi yapmakla eleştirilmişti. Şirket, 2023'te AB'ye gönderdiği bir mektupta, katı sorumluluk kurallarının Avrupa'da yapay zeka yatırımlarını olumsuz etkileyeceğini savunmuştu. Altman'ın şimdiki tutumu, bu politikayla çelişiyor.
Avrupa Parlamentosu üyesi Alman milletvekili Alexandra Geese, "Altman'ın açıklamaları, AB'nin ne kadar büyük bir hata yaptığını gösteriyor. Sektörün kendisi bile sorumluluk istiyor, ama Komisyon teknoloji devlerinin korkusuyla geri adım attı" dedi. Geese, direltifin yeniden gündeme getirilmesi için çağrı yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB'nin sorumluluk kurallarından vazgeçmesi, küresel yapay zeka yönetişiminde bir boşluk yaratıyor. ABD'de federal düzeyde kapsamlı bir yapay zeka sorumluluk yasası bulunmuyor; bazı eyaletler kendi düzenlemelerini yapıyor. Çin ise 2023'te yapay zeka ürünleri için sorumluluk kuralları getiren bir yönetmelik yayımladı. Avrupa'nın geri adımı, diğer ülkelerin de benzer şekilde gevşek düzenlemeler yapmasına yol açabilir.
Uluslararası Yapay Zeka Güvenliği Zirvesi'nde (2024, Seul) alınan kararlar bağlayıcı değil. Birleşmiş Milletler bünyesinde yürütülen müzakereler ise yavaş ilerliyor. Uzmanlar, AB'nin sorumluluk konusundaki tutumunun küresel normları etkileyeceğini belirtiyor. Eğer AB kendi içinde sorumluluk kurallarını uygulamazsa, diğer ülkelerin de benzer adımlar atması zorlaşır.
Ayrıca, yapay zeka kaynaklı zararlar sınır aşan nitelikte. Örneğin, bir ABD şirketinin geliştirdiği algoritma Avrupa'da bir kişiye zarar verdiğinde, hangi hukukun uygulanacağı belirsiz. Sorumluluk kurallarının olmaması, mağdurların hak aramasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB'nin yapay zeka düzenlemelerine uyum sağlama sürecinde. AB'nin sorumluluk kurallarını rafa kaldırması, Türkiye'nin kendi mevzuatını oluştururken AB müktesebatını referans alma çabasını zayıflatabilir. Türkiye'de henüz yapay zeka sorumluluk yasası yok; 2024'te kabul edilen Yapay Zeka Kanunu tasarısı Meclis'te bekliyor. AB'nin geri adımı, Türk şirketlerinin Avrupa pazarında daha gevşek kurallarla rekabet etmesine olanak tanısa da, uzun vadede tüketici güvenini ve hukuki belirsizliği artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile yapay zeka alanındaki işbirliği ve veri akışı düzenlemeleri olumsuz etkilenebilir. Türkiye, kendi sorumluluk çerçevesini oluştururken AB'nin boşluğunu doldurma fırsatı yakalayabilir.