Avrupa Birliği üyesi ülkelerin enerji bakanları, dizel fiyatlarındaki keskin artışı ve bu durumun ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırım baskılarıyla ilişkisini ele almak üzere olağanüstü toplantı yapma kararı aldı. Toplantının önümüzdeki günlerde Brüksel'de gerçekleşmesi bekleniyor. Son haftalarda Avrupa genelinde motorin fiyatları rekor seviyelere ulaşırken, ABD'nin Rus petrol ürünlerine yönelik ikincil yaptırım tehditleri piyasalarda arz endişelerini artırdı. AB yetkilileri, toplantıda ortak bir fiyat istikrar mekanizması ve alternatif tedarik yollarını tartışacak.
Artan dizel fiyatlarının arka planı
Avrupa'da dizel fiyatları, Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana dalgalı bir seyir izliyor. AB'nin Rus deniz yoluyla petrol ithalatına getirdiği ambargo ve G7 ülkelerinin uyguladığı fiyat tavanı, küresel dizel arzını sıkıştırdı. Son dönemde ABD Hazine Bakanlığı, Rus petrolünü taşıyan tankerlere ve bu ticareti finanse eden şirketlere yönelik yaptırımları sıkılaştıracağını duyurdu. Bu hamle, zaten dar olan küresel dizel piyasasında arzın daha da azalacağı korkusunu tetikledi. Avrupa'nın en büyük dizel tedarikçileri arasında yer alan Hindistan ve Orta Doğu rafinerileri, Rus ham petrolünü işleyerek Avrupa'ya dizel satıyor. ABD'nin bu akışı kesme çabası, AB ülkelerinde fiyatları yukarı çekiyor.
Uzmanlar, Avrupa'nın dizel stoklarının mevsim normallerinin altında olduğunu ve kış aylarında ısınma ve lojistik talebinin artmasıyla fiyatların daha da yükselebileceğini belirtiyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük ekonomiler, sanayi üretiminde ve nakliye sektöründe dizel maliyetlerindeki artıştan olumsuz etkileniyor. Çiftçiler ve kamyon şoförleri birçok ülkede protesto gösterileri düzenlemeye başladı. AB Komisyonu, üye ülkelere acil durum stoklarını serbest bırakma çağrısı yapmayı değerlendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Dizel fiyatlarındaki artış, sadece Avrupa ile sınırlı değil; küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. ABD'de de dizel fiyatları son aylarda yükseliş trendinde. Biden yönetimi, seçim öncesi akaryakıt fiyatlarını düşürmek için Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine üretim artırımı çağrısı yapmıştı. Ancak OPEC+ ülkeleri mevcut kesinti politikasını sürdürme kararı aldı. Bu durum, ABD ile Avrupa arasında bir denge arayışını da beraberinde getiriyor. ABD, Rus petrolüne yönelik yaptırımları sıkılaştırarak Moskova'nın savaş finansmanını zayıflatmayı hedeflerken, Avrupa bu yaptırımların kendi ekonomisine vereceği zararı sınırlamaya çalışıyor. Transatlantik ilişkilerde enerji politikası yeni bir gerilim hattı haline gelmiş durumda.
Öte yandan, Çin'in ekonomik yavaşlaması ve Asya'daki dizel talebindeki düşüş, küresel fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Ancak Orta Doğu'daki jeopolitik riskler ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle nakliye rotalarının uzaması, arz maliyetlerini artırıyor. Avrupa'nın dizel ithalatında yaşanacak herhangi bir aksama, sanayi üretiminde yavaşlamaya ve enflasyonun yeniden yükselmesine yol açabilir. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirim planlarını bu gelişmeler ışığında yeniden değerlendirebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak dizel fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Avrupa'daki fiyat artışı, Türkiye'nin de akaryakıt ithalat maliyetini yükselterek cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca AB'nin Rus petrol ürünlerine yönelik yaptırımları, Türkiye'nin enerji tedarik çeşitliliğini ve Rusya ile ilişkilerini dengede tutma çabasını zorlaştırıyor. Türkiye, hem Batı ile enerji iş birliğini sürdürmek hem de Rusya'dan uygun fiyatlı petrol ürünleri temin etmek arasında hassas bir denge yürütüyor. Dizel fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talep üzerinden dolaylı etkiler de yaratabilir.