Atina, 16 Temmuz - Avrupa Kamu Savcılığı (EPPO), Yunanistan'da tarım hibelerine yönelik büyük bir dolandırıcılık soruşturması kapsamında, aralarında dört görevdeki milletvekilinin de bulunduğu 22 kişi hakkında iddianame hazırladı. Soruşturma, Avrupa Birliği fonlarının usulsüz kullanımına odaklanırken, Yunan hükümetinde siyasi deprem etkisi yarattı. İddianamede ismi geçen milletvekillerinin, tarım hibelerini haksız yere almak için sahte belgeler düzenledikleri ve fonları kişisel çıkarları için kullandıkları iddia ediliyor. EPPO, 2019 yılından bu yana yürütülen soruşturmanın, AB bütçesine yaklaşık 3 milyon euro zarar verdiğini tespit ettiğini açıkladı.
Soruşturmanın perde arkası
Avrupa Kamu Savcılığı, 2021 yılında faaliyete geçen bir kurum olarak, AB fonlarının kötüye kullanılmasına karşı mücadelede önemli bir rol üstleniyor. Yunanistan'daki bu soruşturma, kurumun bugüne kadar yürüttüğü en kapsamlı operasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti. İddianamede yer alan dört milletvekili, Yunanistan'ın iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi ile ana muhalefetteki Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) partisine mensup. Milletvekillerinin, 2016-2019 yılları arasında tarım hibelerine başvuran çiftçilere aracılık yaparak komisyon aldıkları ve hibe başvurularında usulsüzlük yaptıkları öne sürülüyor. Yunan basınında çıkan haberlere göre, milletvekilleri, çiftçilerin sahte belgeler düzenlemesine yardımcı olmuş ve karşılığında bağış veya hizmet almış.
Soruşturma kapsamında 60'tan fazla ev ve iş yerinde arama yapıldı, çok sayıda belge ve dijital veriye el konuldu. EPPO yetkilileri, soruşturmanın derinleştirildiğini ve yeni delillerin ortaya çıkması halinde ek iddianamelerin hazırlanabileceğini belirtti. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Adaletin tecellisi için gereken her türlü desteği sağlayacağız. Hiç kimse dokunulmaz değildir" dedi. Ancak muhalefet, hükümetin soruşturmayı engellemeye çalıştığını iddia ederek tepki gösterdi.
AB fonlarının denetimi ve siyasi kriz
Bu iddianame, Avrupa Birliği'nin ortak tarım politikası kapsamında dağıttığı hibelerin denetimindeki zafiyetleri bir kez daha gündeme taşıdı. AB, her yıl milyarlarca avro tarım sübvansiyonunu üye ülkelere aktarıyor. Ancak bu fonların usulsüz kullanımı, özellikle güney Avrupa ülkelerinde sıkça rastlanan bir sorun. Yunanistan, daha önce de AB fonlarının kötüye kullanılmasıyla ilgili çeşitli skandallarla gündeme gelmişti. EPPO'nun bağımsız bir yapı olarak kurulması, bu tür suistimallerin önüne geçilmesi amacını taşıyor. Ancak siyasetçilerin bu soruşturmalara dahil olması, AB'nin hukukun üstünlüğü ilkesi açısından kritik bir sınav niteliğinde.
İddianameden etkilenen dört milletvekilinin isimleri henüz resmen açıklanmazken, Yunan medyası, bunların arasında eski bir bakan ve bir parti sözcüsünün de bulunduğunu öne sürdü. Milletvekillerinin, yargı süreci boyunca görevlerine devam edip etmeyecekleri ise tartışma konusu. Yunan anayasasına göre, milletvekillerinin dokunulmazlığı ancak meclis tarafından kaldırılabiliyor. Muhalefet partileri, soruşturmanın selameti için milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, AB fonlarının denetimindeki sıkılaşmanın bölgesel etkileri olabilir. AB'nin aday ülke olarak Türkiye'ye sağladığı mali yardımların da benzer denetimlerle karşılaşması mümkün. Ayrıca, Yunanistan'da yaşanan siyasi kriz, iki ülke arasındaki diyaloğu kısa vadede etkileyebilir. Türkiye, AB fonlarının kullanımına ilişkin şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda daha sıkı önlemler alarak, bu tür skandalların yaşanmasını önleyebilir. Bununla birlikte, AB içindeki hukuk devleti tartışmaları, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerde benzer konuların gündeme gelmesine neden olabilir.