Avrupa Birliği, sosyal medya devi Meta’nın, Amerika Birleşik Devletleri’nde 18 yaş altı kullanıcılar için kabul ettiği koruyucu önlemleri Avrupa’da da hayata geçirmesini istiyor. Brüksel yönetimi, Facebook ve Instagram’da ekran süresi sınırı ve daha güçlü ebeveyn denetimleri gibi uygulamaların AB genelinde de zorunlu olması için baskı yapıyor. Ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun Meta’dan ek önlemler talep ettiği belirtiliyor.
ABD’deki anlaşmanın kapsamı
Geçtiğimiz yıl New York eyaletinin öncülüğünde 41 eyalet ile Meta arasında varılan tarihi anlaşma, şirketin genç kullanıcıları korumak için kapsamlı değişiklikler yapmasını öngörüyor. Bu kapsamda Instagram ve Facebook’ta 16 yaş altı kullanıcılar için varsayılan olarak kısıtlı hesaplar açılacak, ebeveyn onayı olmadan gece saatlerinde bildirimler engellenecek ve ebeveynlere çocuklarının uygulama kullanımını denetleme imkanı tanınacaktı. Meta, ayrıca genç kullanıcıların sosyal medya bağımlılığını artırdığı düşünülen öneri algoritmalarını da kısıtlamayı kabul etmişti.
ABD’deki bu düzenleme, özellikle gençlerin sosyal medya kullanımından kaynaklanan kaygıların artması sonucu geldi. Bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları, özellikle Instagram’ın genç kızlar üzerindeki olumsuz etkilerini uzun süredir gündeme getiriyordu. Şirketin iç belgeleri bile platformun anksiyete ve depresyon belirtilerini artırabildiğini gösteriyordu.
Avrupa’daki yasal çerçeve
Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile büyük çevrimiçi platformlara çocukları koruma yükümlülüğü getirmişti. Ancak Brüksel, bu yasanın uygulanmasında Meta’nın yetersiz kaldığını değerlendiriyor. Komisyon, özellikle Instagram’ın küçük yaştaki kullanıcılarına yönelik tasarımının ve öneri sistemlerinin çocukların mahremiyetini ve güvenliğini ihlal ettiğini düşünüyor.
Avrupa Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Thierry Breton, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Çocuklarımızın güvenliği tartışmaya açık değildir. ABD’de kabul edilen standartların Avrupa’da da geçerli olması gerektiğini açıkça ifade ettik. Meta’nın bu konudaki taahhütlerini bir an önce yerine getirmesini bekliyoruz.” dedi.
Uzmanlar, ABD’deki anlaşmanın yalnızca bir eyalet düzenlemesi olmanın ötesinde, Meta’nın küresel kullanıcı tabanının yalnızca bir kısmını kapsadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle AB’nin getireceği kuralların, şirketin tüm dünyada uygulanacak politikalarında belirleyici olabileceği belirtiliyor.
AB’nin talepleri ne kadar ileri gidiyor?
Brüksel’in Meta’dan istediği ek önlemler arasında; 18 yaş altı kullanıcılar için varsayılan olarak kapalı hesap yetkisi, yaş doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi ve reklam hedeflenmesinin kısıtlanması yer alıyor. Ayrıca, şirketin genç kullanıcıların platformlarda geçirdiği süreye ilişkin şeffaf raporlar sunması isteniyor. Meta’nın bu taleplere ne kadar sürede yanıt vereceği belirsizliğini korurken, şirket daha önce çocuk güvenliği konusunda yatırımlar yaptığını savunmuştu.
Meta, Avrupa’da 250 milyondan fazla kişinin Facebook ve Instagram kullandığını açıklamış durumda. Bu rakam, alınacak önlemlerin etki alanının büyüklüğünü gösteriyor. Ancak şirket, bazı düzenlemelerin uygulanmasının teknik olarak zor olduğunu ve maliyetli olabileceğini dile getiriyor.
ABD’deki anlaşmanın benzerinin Avrupa’da uygulanıp uygulanmayacağı, önümüzdeki aylarda yapılacak görüşmelerde netlik kazanacak. Uzmanlar, bu konunun ABD ve AB arasındaki teknoloji politikaları farklılığını da gözler önüne serdiğini belirtiyor. Avrupa’nın daha katı düzenleyici yaklaşımı, küresel teknoloji şirketlerinin iş modellerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2020 yılında kabul ettiği Dijital Hizmetler Yasası ile sosyal medya platformlarına yükümlülükler getirmişti. Ancak uygulama ve denetim konusunda hâlâ önemli eksikler bulunuyor. AB’nin Meta’ya yönelik bu baskısı, Türkiye’de de çocukların sosyal medyada korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin gündeme gelmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle TBMM’de görüşülen dijital bağımlılık yasa tasarısı bu kapsamda ele alınabilir. Türkiye’nin, AB standartlarına uyum süreci çerçevesinde benzer kuralları benimsemesi hem çocuk güvenliği hem de uluslararası hukuk açısından önem taşıyor. Bununla birlikte, uygulamanın ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği boyutları dikkatli bir denge gerektiriyor.