Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Sebta'ya yasa dışı yollardan giren kişilerin büyük çoğunluğunun, İspanyol ve Fas güvenlik güçlerinin ortak operasyonları sonucu Fas'a geri gönderildiğini belirtti. Bu açıklama, her iki ülke arasındaki sınır güvenliği iş birliğinin güçlendirilmesi çağrılarıyla birlikte geldi. Göçmen akınının ardından bölgede gerginlik yaşanırken, von der Leyen sınır kontrollerinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Son günlerde binlerce göçmenin Sebta'ya yüzerek veya sınır tellerini aşarak geçmeye çalışması üzerine İspanya ve Fas arasında diplomatik temaslar yoğunlaştı. İspanya hükümeti, Fas'ın sınır güvenliğinde daha etkin rol almasını talep ederken, Fas ise göçmen akınının arkasındaki nedenlerin ekonomik ve sosyal olduğunu savundu. Von der Leyen, iki ülkenin kolluk kuvvetlerinin ortak çalışması sayesinde sayının büyük ölçüde azaldığını ifade etti. Avrupa Birliği'nin, üye ülkelerin dış sınırlarının korunmasına yönelik Frontex gibi kurumlarla destek vermeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, von der Leyen bu gelişmeyi “iyi haber” olarak nitelendirdi ve Sebta'daki yetkililerin durumu kontrol altına aldığını belirtti. Bununla birlikte, göçmen hakları örgütleri, geri göndermelerin uluslararası hukuka uygunluğu konusunda endişelerini dile getirdi. İspanya İçişleri Bakanlığı verilerine göre, son bir haftada yaklaşık 8 bin kişinin yasa dışı yollarla kente girdiği tahmin ediliyor; bu sayının büyük kısmı Fas'a geri gönderildi.
Sebta, coğrafi olarak Fas topraklarıyla çevrili olmasına rağmen İspanya'ya bağlı bir şehir olarak Avrupa Birliği'nin dış sınırını oluşturuyor. Benzer konumdaki Melilla kentiyle birlikte bu bölgeler, yasa dışı göçün Avrupa'ya giriş noktalarından biri olarak biliniyor. Göçmenlerin çoğu Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelirken, işsizlik ve yoksulluk gibi nedenlerle yola çıktıkları belirtiliyor. İspanya ile Fas arasındaki ilişkiler, geçmişte göç ve sınır anlaşmazlıkları nedeniyle zaman zaman gerilmişti; ancak 2022'de imzalanan anlaşmayla iki ülke arasındaki iş birliği yeniden tesis edilmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sebta'daki göçmen krizi, Avrupa Birliği'nin göç politikalarının sürdürülebilirliğini ve komşu ülkelerle iş birliğini bir kez daha gündeme getirdi. AB, göç akınlarını önlemek için hem köken ülkelerle hem de transit ülkelerle anlaşmalar yaparken, bu tür krizler ortak sınır yönetiminin önemini ortaya koyuyor. Fas'ın, göçmenlerin Avrupa'ya geçişinde kilit bir rol oynaması, ülkenin AB ile ilişkilerinde elini güçlendiriyor. Bununla birlikte, insan hakları örgütleri, geri göndermelerin insani koşullarda yapılması ve sığınma başvurularının değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel istikrar açısından, İspanya-Fas arasındaki iş birliği, Akdeniz'de düzensiz göçle mücadelede önemli bir model olarak görülüyor. Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex ve diğer üye ülkeler de bu tür durumlarda destek sağlayabileceklerini belirtiyor. Ancak uzmanlar, göçün kökenindeki ekonomik eşitsizlikler ve çatışmalar çözülmeden sınır güvenliğinin tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin kendi sınır güvenliği politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye, özellikle Suriye ve Orta Doğu’dan gelen düzensiz göçle mücadelede benzer zorluklar yaşarken, AB’nin sınır yönetimindeki bu iş birliği modeli, Türkiye-AB arasındaki göç mutabakatının da temelini oluşturuyor. İspanya ve Fas’ın ortak sınır operasyonları, Türkiye’nin Yunanistan sınırındaki duvarlar ve gözetim sistemleri gibi uygulamalarla benzerlikler taşıyor. Türkiye’nin, göç akınlarını yönetirken uluslararası hukuka uygun geri kabul anlaşmalarını güçlendirmesi ve bu tür krizlere hızlı müdahale mekanizmalarını geliştirmesi, AB ile ilişkilerinde elini güçlendirebilir. Ayrıca, bu durum, göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil, insani boyutuyla da ele alınması gerektiğini gösteriyor.