Avrupa Birliği, Çarşamba günü yaptığı açıklamayla, en hassas sektörlerdeki kamu ihalelerinde bulut bilişim ve yapay zeka hizmetleri için Avrupalı şirketlere öncelik verilmesini öngören bir düzenleme paketi önerdi. Bu adım, AB'nin yabancı teknoloji şirketlerine olan bağımlılığını azaltma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. AB Teknoloji Komiseri Henna Virkkunen, yaptığı basın açıklamasında "kimseyi dışarıda bırakmadıklarını" ancak Avrupa'nın dijital egemenliğini güçlendirmek istediklerini vurguladı. Komiser, gazetecilere yaptığı ek açıklamada, bu düzenlemenin özellikle sağlık, savunma, enerji ve finans gibi kritik altyapıları kapsayacağını belirtti.
Düzenlemenin arka planı ve hedefleri
AB'nin bu hamlesi, son yıllarda ABD merkezli Amazon Web Services (AWS), Microsoft Azure ve Google Cloud gibi büyük bulut sağlayıcılarının Avrupa pazarındaki hakimiyetine karşı bir tepki olarak değerlendiriliyor. Ayrıca Çin merkezli Alibaba Cloud gibi şirketler de Avrupa'da büyümeye devam ediyor. AB Komisyonu, bu yabancı teknolojilere bağımlılığın, veri güvenliği ve egemenlik konusunda riskler doğurduğunu savunuyor. Önerilen düzenleme, "AB merkezli" bulut hizmetlerine kamu ihalelerinde en az %50 daha fazla puan verilmesini öngörüyor. Bu, aslında bir tür "Avrupa önceliği" politikası olarak tanımlanabilir.
Düzenleme aynı zamanda yapay zeka hizmetleri için de geçerli olacak. AB, özellikle yapay zeka geliştirme ve veri işleme konularında Avrupalı start-up'ları ve araştırma kuruluşlarını desteklemeyi hedefliyor. Henna Virkkunen, "Bu, Avrupa'daki inovasyonu teşvik edecek ve aynı zamanda verilerimizin Avrupa'da kalmasını sağlayacak" dedi. Ancak eleştirmenler, bu tür bir öncelik politikasının, ABD ve Çin ile ticari gerilimleri artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel boyut ve potansiyel yansımalar
AB'nin bu hamlesi, dünya genelinde teknoloji alanında artan "dijital korumacılık" eğiliminin bir parçası olarak görülüyor. ABD'den Amazon ve Microsoft gibi teknoloji devleri, Avrupa pazarında önemli yatırımlar yapmış durumda. Bu şirketler, Avrupa'da veri merkezleri kurarak ve yerel işbirlikleri yaparak uyum sağlamaya çalışıyor. Ancak yeni düzenleme, bu şirketlerin kamu ihalelerinde avantaj kaybetmesine neden olabilir.
Öte yandan, Çin'in dijital alandaki etkisi de AB tarafından yakından izleniyor. AB, Huawei ve ZTE gibi Çinli teknoloji firmalarının 5G altyapısına katılımını kısıtlarken, şimdi de bulut ve yapay zeka alanında benzer bir yaklaşım izliyor. Bu durum, ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşında AB'nin daha net bir pozisyon almasına yol açabilir. Ayrıca, bu karar, AB'nin dijital egemenlik hedefleri doğrultusunda attığı adımlardan sadece biri; geçtiğimiz aylarda AB, Avrupa Yapay Zeka Yasası'nı da kabul etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin bu adımı, Türkiye'nin de teknoloji alanında dışa bağımlılığını azaltma stratejisiyle örtüşmektedir. Türkiye, özellikle savunma ve kritik altyapı projelerinde yerli bulut ve yapay zeka çözümlerine yönelmektedir. AB'nin bu politikası, Türk firmalarına AB pazarında potansiyel bir avantaj sağlayabilir, çünkü Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşması ve aday ülke statüsü nedeniyle özel bir konumdadır. Ancak, Türk şirketlerinin AB standartlarına uyum sağlaması ve güvenlik sertifikasyonlarını tamamlaması gerekecektir. Aksi takdirde, bu düzenleme Türk teknoloji ihracatçıları için ek bir engel oluşturabilir. Ayrıca, AB'nin bu hamlesi, küresel teknoloje tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açabilir; Türkiye bu süreçte kendine bir rol edinmek için stratejik adımlar atmalıdır.