Avrupa Birliği (AB), Birleşik Krallık'ın yeni Başbakanı Keir Starmer yönetimiyle ilişkileri hızla normalleştirmek ve Brexit sonrası imzalanması planlanan tarım ile ticaret anlaşmalarını rayına oturtmak için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı. İngiltere'nin AB'den Sorumlu Bakanı Nick Thomas-Symonds, 17 Temmuz 2024 Çarşamba günü Brüksel'e giderek AB yetkilileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin ana gündem maddesi, iki taraf arasında Brexit sonrası oluşan ticari engelleri azaltacak ve gıda güvenliği standartlarını uyumlu hale getirecek kapsamlı bir tarım anlaşmasıydı. AB Komisyonu'nun Kıdemli Başkan Yardımcısı Maroš Šefčovič ile bir araya gelen Thomas-Symonds, Starmer hükümetinin AB ile “yapıcı ve pragmatik” bir ilişki kurma niyetini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Birleşik Krallık'ta 4 Temmuz 2024'te yapılan genel seçimlerin ardından İşçi Partisi lideri Keir Starmer başbakanlık koltuğuna oturdu. Starmer, seçim kampanyası boyunca Brexit'in yarattığı ticaret sürtüşmelerini azaltma ve AB ile daha yakın işbirliği yapma sözü vermişti. Özellikle tarım sektörü, Brexit sonrası artan bürokrasi ve gümrük kontrolleri nedeniyle zor durumda kalmıştı. İngiliz çiftçiler, AB'ye ihracatta ciddi düşüşler yaşarken, AB'den ithalat da benzer şekilde sıkıntılıydı. Bu nedenle, AB ile yapılacak bir tarım anlaşması, iki tarafın da öncelikleri arasında yer alıyor.
Thomas-Symonds'un Brüksel ziyareti, aynı zamanda AB'nin yeni dönemdeki kurumsal yapısına denk geldi. AB Komisyonu'nun yeni dönemi henüz başlamamış olsa da, Šefčovič Brexit dosyasına halen aktif olarak bakıyor. Görüşmede, bir veterinerlik ve bitki sağlığı anlaşması (SPS) ile tıbbi ürünlerin karşılıklı tanınması gibi teknik konular masaya yatırıldı. Taraflar, yıl sonuna kadar somut ilerleme kaydetmeyi hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB-İngiltere ilişkilerindeki bu yumuşama, sadece iki taraf için değil, küresel ticaret dengeleri açısından da önem taşıyor. Brexit sonrası soğuyan ilişkiler, transatlantik ticarette belirsizlik yaratmıştı. Şimdi ise AB ve İngiltere'nin ortak bir zemin bulması, özellikle ABD ve Çin gibi büyük ekonomiler karşısında Batı blokunun daha entegre hareket etmesine olanak tanıyabilir. Ayrıca, tarım anlaşması gibi sektörel düzenlemeler, küresel gıda tedarik zincirlerini de etkileyebilir. Ukrayna savaşı ve iklim değişikliğinin tarım üzerindeki baskıları düşünüldüğünde, AB ve İngiltere'nin standartları uyumlu hale getirmesi, gıda güvenliğine katkı sağlayabilir.
Öte yandan, Starmer hükümeti AB ile ilişkileri düzeltirken, iç politikada da Brexit yanlısı kesimlerin tepkisini yönetmek zorunda. İşçi Partisi, AB'ye tam üyelik veya gümrük birliğine geri dönüş gibi radikal adımlar atmıyor ancak mevcut Ticaret ve İşbirliği Anlaşması'nı (TCA) revize ederek daha avantajlı hale getirmeyi hedefliyor. AB cephesinde ise, bazı üye ülkeler İngiltere'ye fazla taviz verilmesine sıcak bakmıyor. Özellikle Fransa, balıkçılık hakları konusunda hassas. Bu nedenle, müzakerelerin hızlı ilerlemesi beklenmekle birlikte, bazı konularda tıkanma yaşanması olası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-İngiltere arasındaki bu yakınlaşma, Türkiye için dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerinde benzer sorunlarla karşı karşıyadır. AB-İngiltere tarım anlaşması, Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatında rekabeti artırabilir; zira İngiltere pazarında AB standartlarına uyum sağlayan ürünler avantajlı hale gelecektir. Öte yandan, AB'nin İngiltere ile yoğun diplomatik trafiği, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin gündemde geri plana itilmesine yol açabilir. Ancak Türkiye, bu süreci kendi Gümrük Birliği güncellemesi için bir model olarak da görebilir. Starmer hükümetinin daha pragmatik yaklaşımı, Türkiye'nin İngiltere ile ikili ticaretini de olumlu etkileyebilir.