Avrupa Birliği (AB), özellikle Çin merkezli çevrimiçi perakendecilere karşı haksız rekabeti önlemek amacıyla 1 Temmuz 2024 itibarıyla 150 Euro altındaki ithal paketlere 3 Euro gümrük vergisi uygulamaya başladı. Karar, AB Konseyi'nin 2023 yılında kabul ettiği yeni gümrük reform paketinin bir parçası olarak yürürlüğe girdi. Daha önce 22 Euro'nun altındaki ürünler vergiden muafken, yeni düzenleme ile bu istisna kaldırıldı. AB Komisyonu'na göre, bu adım her yıl yaklaşık 2 milyar Euro'luk bir ek gelir sağlayacak ve yerel perakendecileri koruyacak.
Gelişmenin arka planı
AB, son yıllarda özellikle AliExpress, Temu ve Shein gibi platformlardan yapılan ucuz alışverişlerin Avrupa pazarında yarattığı dengesizlikten şikayetçiydi. Çin'den gelen bu ürünler, düşük maliyetleri ve vergi muafiyeti sayesinde Avrupalı küçük ve orta ölçekli işletmelerle rekabet edemez hale gelmişti. AB Komisyonu'nun 2023 verilerine göre, 2022 yılında AB ülkelerine 1,4 milyar adet düşük değerli paket girdi ve bu sayının 2025 yılında 3,5 milyara ulaşması bekleniyordu. Yeni vergi, bu akını kontrol altına almayı hedefliyor.
Düzenleme, üye ülkeler arasında farklı tepkilere yol açtı. Almanya ve Fransa gibi büyük ekonomiler reformu desteklerken, İsveç ve Hollanda gibi ticarete bağımlı ülkeler, tüketici fiyatlarının artabileceği endişesiyle çekimser kaldı. AB Komisyonu, verginin toplam maliyetin düşük olması nedeniyle tüketici talebini önemli ölçüde etkilemeyeceğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu hamlesi, ABD'nin Mayıs 2024'te 800 doların altındaki ithal paketlere benzer bir vergi getirmesinin ardından geldi. Her iki karar da, özellikle pandemi döneminde hızla büyüyen çevrimiçi perakende devlerini hedef alıyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları çerçevesinde bu tür vergiler, bazen ticaret savaşlarına yol açabiliyor. Çin hükümeti, AB'nin kararını "ticarette ayrımcılık" olarak nitelendirirken, AB ise önlemin DTÖ normlarına uygun olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, bu tür vergilerin küresel ticaret akışını yeniden şekillendirebileceğini ifade ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerden yapılan ihracatın etkilenmesi beklenirken, AB içinde üretim yapan şirketlerin rekabet gücünün artması öngörülüyor. Ayrıca, Çinli platformların Avrupa'da depo ve lojistik ağları kurarak vergiden kaçınma stratejileri geliştirmesi de olası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu düzenleme, Türkiye'nin AB ile olan ticari ilişkilerini doğrudan etkilemese de, benzer bir tartışmanın ülkemizde de gündeme gelmesine yol açabilir. Türkiye'de özellikle Çin menşeli ucuz ürünlerin yarattığı rekabet baskısı, yerel üretimi zorlamaktadır. AB'nin attığı bu adım, Türkiye'nin de Gümrük Birliği kapsamında benzer önlemler alması için bir emsal teşkil edebilir. Ayrıca, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi durumunda Türkiye'nin ihracat pazarlarında dolaylı etkiler hissedilebilir. Örneğin, AB'nin Çin'e yönelik tedbirleri, Çinli ürünlerin alternatif pazarlara (Türkiye dahil) yönelmesine neden olabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin ticaret politikalarını gözden geçirmesi ve yerel sanayiyi koruyacak mekanizmalar geliştirmesi önem kazanmaktadır.