Avrupa Birliği (AB), Çin ile nadir toprak elementleri ticaretinde yaşanabilecek olası bir ticaret savaşına karşı hazırlık amacıyla özel bir kriz ekibi oluşturdu. Bu hamle, iki taraf arasında 2024 yılının başlarında varılan ticari ateşkesin Ekim ayında sona erecek olması ve müzakerelerin henüz somut bir ilerleme kaydedememesi nedeniyle gündeme geldi. AB Komisyonu yetkilileri, kriz ekibinin nadir toprak elementlerine erişimde yaşanabilecek kesintilere karşı acil durum planları geliştireceğini ve alternatif tedarik kaynaklarını araştıracağını belirtti.
Gelişmenin arka planı: Nadir toprak elementlerinde Çin hakimiyeti
Nadir toprak elementleri, rüzgar türbinleri, elektrikli araç motorları, askeri radar sistemleri ve akıllı telefonlar gibi ileri teknoloji ürünlerinin üretiminde kritik öneme sahip. Küresel nadir toprak oksit üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını Çin gerçekleştiriyor; işleme kapasitesinde ise bu oran yüzde 90'a kadar çıkıyor. Bu durum, AB ve diğer Batılı ülkeler için stratejik bir kırılganlık oluşturuyor. AB, 2023 yılında Kritik Hammaddeler Yasası'nı kabul ederek nadir toprak elementlerinde tedarik çeşitliliğini artırmayı hedeflemişti ancak somut adımlar sınırlı kaldı. Çin ise geçtiğimiz yıllarda nadir toprak ihracatına kısıtlamalar getirerek bu alandaki jeopolitik gücünü kullanmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut: Tedarik zincirinde yeni bir cephe
AB-Çin arasındaki bu gerilim, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan daha büyük bir yeniden yapılanmanın parçası. ABD'nin Çin'e yönelik teknoloji kısıtlamaları ve Çin'in karşı hamleleri, nadir toprak elementlerini stratejik bir silah haline getirmiş durumda. Avustralya, ABD ve Kanada gibi ülkeler kendi nadir toprak madencilik ve işleme tesislerini kurmaya çalışsa da, Çin'in altyapı ve uzmanlık avantajı kısa vadede aşılamaz görünüyor. AB'nin kriz ekibi, aynı zamanda Grönland, Afrika ve Güney Amerika'daki potansiyel kaynakları da değerlendirecek. Ancak bu bölgelerdeki projelerin hayata geçmesi yıllar alabilir. Uzmanlar, Ekim ayında ateşkesin sona ermesi halinde AB'nin elektrikli araç üretiminden savunma sanayisine kadar pek çok sektörde aksamalarla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-Çin nadir toprak gerilimi, Türkiye'nin kritik hammadde tedarikinde alternatif bir rol üstlenme potansiyelini gündeme getiriyor. Türkiye'de özellikle Eskişehir civarında nadir toprak rezervlerine dair keşifler bulunuyor. Bu rezervlerin işlenebilir hale gelmesi, AB'nin Çin'e olan bağımlılığını azaltma çabalarına katkı sağlayabilir. Ancak mevcut altyapı ve yatırım eksikliği nedeniyle kısa vadede böyle bir etki beklenmiyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm sürecinde kritik hammaddeler konusunu stratejik bir işbirliği alanı olarak öne çıkarabilir. Öte yandan, küresel ekonomide yaşanacak bir tedarik krizi Türkiye'nin ihracatını ve üretimini de dolaylı olarak etkileyebilir.