Avrupa Birliği'nin 27 üyesi, Çin'in izlediği ticaret politikalarının denetimsiz kalması halinde blok ekonomisi için ciddi bir tehdit oluşturabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Ancak Brüksel, Pekin ile ilişkileri daha da germekten kaçınarak, yeni bir ticaret savaşı riskini dengelemeye çalışıyor. AB liderleri, Çin'in devlet destekli endüstriyel politikalarının, özellikle yeşil enerji ve yüksek teknoloji alanlarında Avrupalı şirketlerin rekabet gücünü zayıflattığına dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
AB, son yıllarda Çin'in ticaret uygulamalarına karşı daha sert önlemler alma eğiliminde. Özellikle elektrikli araçlara yönelik olası gümrük vergileri ve sübvansiyon soruşturmaları gündemde. Ancak Almanya gibi Çin ile güçlü ticari bağları olan ülkeler, misilleme riskine karşı temkinli bir yaklaşım benimsenmesini savunuyor. Fransa ise Çin'in iç pazarını koruyucu politikalarına karşı daha sert tedbirler alınmasından yana.
AB Komisyonu, Çin'in çelik ve alüminyum sektörlerindeki aşırı kapasitesine karşı önlemler alırken, yeni bir gümrük vergisi dalgasının küresel tedarik zincirlerini bozabileceği uyarısında bulunuyor. Blok, Çin ile diyalog kanallarını açık tutarak, ticaret anlaşmazlıklarını müzakere yoluyla çözmeyi hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB-Çin ticaret gerilimi, küresel ekonomi için önemli riskler barındırıyor. İki blok arasındaki ticaret hacmi yıllık 800 milyar avroyu aşarken, olası bir ticaret savaşı dünya genelinde büyüme beklentilerini olumsuz etkileyebilir. AB, Çin'in 'Küresel Güney' ülkeleriyle artan ticari bağlarına karşılık, Afrika ve Latin Amerika'da yeni ticaret anlaşmaları imzalayarak etki alanını genişletmeye çalışıyor.
ABD'nin Çin'e yönelik teknoloji ambargoları da Avrupa'nın stratejik otonomi arayışını hızlandırdı. Brüksel, kritik hammaddelerde Çin'e bağımlılığı azaltmak için 'Açık Stratejik Özerklik' kavramını benimserken, bu durum Türkiye gibi tedarik zincirinde alternatif rolü oynayabilecek ülkeler için fırsatlar yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB ile Çin arasındaki ticari gerilim, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde Çin'den kaynaklanan dampingli ürünlere karşı daha fazla koruma talep ediyor. Aynı zamanda, Çin'in Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Türkiye kritik bir lojistik merkez konumunda. AB'nin Çin'e karşı aldığı önlemler, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artırabilir, ancak Çin'in olası misillemeleri Türk ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu denklemde denge politikası izleyerek her iki tarafla da işbirliğini sürdürmeye çalışıyor.