Avrupa Birliği, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli bir heyete yönelik İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıyı "şiddetle kınadı". Olay, bölgede son aylarda tırmanan şiddet dalgasının son halkası olarak değerlendiriliyor. AB yetkilileri, saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve yerleşimci şiddetinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Saldırı, Filistinli yetkililerin bölgedeki köyleri ziyaret ettiği sırada meydana geldi. Görgü tanıklarına göre, maskeli yerleşimciler taş ve sopalarla heyete saldırdı, araçlara zarar verdi. Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıda yaralananlar olduğunu bildirdi. İsrail ordusu ise olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı.
Olayın Arka Planı ve Ayrıntılar
Edinilen bilgilere göre, saldırı 15 Mayıs 2025 Perşembe günü Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kenti yakınlarındaki bir köyde gerçekleşti. Avrupa Birliği heyeti, Filistin Yönetimi yetkilileriyle birlikte bölgede incelemelerde bulunuyordu. Heyet, yerleşimci şiddetini ve Filistinlilerin maruz kaldığı insani koşulları yerinde gözlemlemek üzere bölgeye gitmişti. Saldırı sırasında AB heyetinde bulunan diplomatların herhangi bir yarası olmadığı, ancak araçlarının ciddi şekilde hasar gördüğü öğrenildi.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Yerleşimci şiddeti her geçen gün artıyor ve Filistin halkını hedef alıyor. İsrail makamlarını, bu tür saldırıları önlemek ve failleri adalet önüne çıkarmak için harekete geçmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Borrell, AB'nin Filistin halkına yönelik desteğinin süreceğini belirtti.
Filistin Yönetimi Sözcüsü Nabil Abu Rudeineh ise saldırıyı "terör eylemi" olarak nitelendirerek, uluslararası toplumu İsrail'e karşı somut adımlar atmaya çağırdı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın ardından bölgeye takviye güç sevk edildiği ve saldırıya karışanların tespit edilmesi için çalışma başlatıldığı belirtildi. Ancak İsrail ordusu, saldırının kimler tarafından gerçekleştirildiğine dair henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Son aylarda Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinde ciddi bir artış yaşanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2025'in ilk dört ayında yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen 300'den fazla saldırı kaydedildi. Bu saldırılarda çok sayıda Filistinli yaralandı, evler ve tarım arazileri tahrip edildi. Uluslararası toplum, İsrail hükümetini yerleşimci şiddetini durdurma konusunda yeterli adım atmamakla eleştiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa Birliği'nin kınama açıklaması, Brüksel'in Filistin meselesine yönelik tutumunda bir sertleşme olarak yorumlanıyor. AB, son dönemde İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmış durumda. Geçtiğimiz mart ayında AB, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine karışan bazı İsraillilere yönelik yaptırım hazırlığı içinde olduğunu duyurmuştu. Ancak bu yaptırımlar henüz hayata geçirilmedi.
Uluslararası Kriz Grubu'nun Orta Doğu uzmanı, "AB'nin açıklaması önemli ancak somut adımlarla desteklenmediği sürece caydırıcılığı sınırlı kalacak. İsrail hükümeti üzerinde baskı oluşturmak için AB'nin yaptırım tehdidini gerçekleştirmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Uzman, ayrıca ABD yönetiminin de benzer şekilde yerleşimci şiddetini kınamasına rağmen İsrail'e yönelik askeri yardımı sürdürmesinin çelişki oluşturduğunu belirtti.
Filistin-İsrail çatışması, Gazze'deki savaşın yanı sıra Batı Şeria'da da istikrarsızlık kaynağı olmayı sürdürüyor. Birleşmiş Milletler, bölgede 2025 yılı içinde en az 150 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Uluslararası toplum, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için çağrılarını yineliyor ancak somut bir ilerleme kaydedilemiyor. AB'nin bu kınama açıklaması, uluslararası hukukun ve insan haklarının korunması adına atılmış bir adım olarak görülse de, etkili bir baskı mekanizması oluşturulmadığı sürece sınırlı kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistinlilerin yanında yer almakta ve İsrail'in yerleşimci politikalarını uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmektedir. AB'nin bu kınama açıklaması, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendiren bir unsur olarak görülebilir. Ancak AB'nin somut yaptırım adımları atmaması, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik daha etkili bir baskı mekanizması kurulması yönündeki çağrılarını sürdürmesine neden olacaktır. Ayrıca olay, Türkiye'nin bölgede artan diplomatik etkinliğini ve Filistinli gruplar arasındaki uzlaşı çabalarını da etkileyebilir. Türkiye, AB'nin açıklamasını memnuniyetle karşılamakla birlikte, uluslararası toplumun daha kararlı adımlar atması gerektiğini vurgulayacaktır. Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarını da dolaylı olarak etkilemektedir.