Avrupa Birliği, dijital pazarda hakim durumdaki büyük teknoloji şirketlerine yönelik düzenleyici adımlarına bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Brüksel, Amazon’un bulut bilişim hizmeti Amazon Web Services (AWS) ile Microsoft’un Azure platformunu, Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında “ağ geçidi” (gatekeeper) statüsüne almayı değerlendiriyor. Bu adım, AB’nin teknoloji devlerinin pazar gücünü kısıtlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor. DMA, platformların kullanıcı verilerini rakiplerinin aleyhine kullanmasını yasaklayan ve belirli hizmetlerin birlikte çalışabilirliğini zorunlu kılan katı kurallar getiriyor. AB Komisyonu’nun önümüzdeki haftalarda resmi bir soruşturma başlatması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Dijital Piyasalar Yasası, 2022’de yürürlüğe girmiş ve büyük çevrimiçi platformların kullanıcılara ve işletmelere karşı adil olmayan uygulamalarını engellemeyi amaçlıyor. Yasa kapsamında “ağ geçidi” olarak sınıflandırılan şirketler, platformlar arası veri paylaşımından ön yükleme zorunluluğuna kadar çeşitli yükümlülüklere tabi oluyor. Şu ana kadar Alphabet (Google), Amazon, Apple, ByteDance (TikTok), Meta (Facebook, Instagram) ve Microsoft gibi devler yasa kapsamında değerlendirilmişti. Ancak AB Komisyonu, bulut bilişim hizmetlerinin de bu kapsama dahil edilmesi gerektiğine karar verdi. AWS ve Azure, Avrupa bulut pazarında yaklaşık yüzde 70’lik bir paya sahip ve bu durum, küçük rakiplerin pazara girmesini engelliyor.
AB’nin hamlesi, bulut hizmet sağlayıcılarının kullanıcı verilerini ticari avantaj için kullanmasının önüne geçmeyi ve bulut hizmetlerinde daha fazla rekabet sağlamayı hedefliyor. Özellikle Avrupalı bulut şirketleri, ABD’li devlerin hakimiyetinden şikayetçi. Almanya merkezli Nextcloud ve Fransa merkezli OVHcloud gibi firmalar, AB’yi düzenleyici eyleme çağırıyor. DMA’nın bulut hizmetlerine uygulanması, Amazon ve Microsoft’un Avrupa’daki iş modellerini önemli ölçüde etkileyebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
AB’nin bu adımı, teknoloji devlerine karşı küresel çapta artan düzenleyici eğilimin bir yansıması. ABD’de de benzer bir antitröst baskısı söz konusu; ancak AB’nin DMA’sı, sektöre özel ve daha kapsamlı hükümler içeriyor. Bulut bilişim, yapay zeka, büyük veri ve dijital dönüşümün kalbinde yer alıyor; bu nedenle düzenlemenin etkileri sadece Avrupa’yla sınırlı kalmayabilir. Avrupa’daki müşterilerin (bankalar, kamu kurumları, sağlık hizmetleri) bulut geçişleri yavaşlayabilir veya alternatif sağlayıcılara yönelebilir. Bu durum, Çinli Alibaba Cloud gibi ABD dışındaki oyunculara da fırsat yaratabilir.
Uzmanlar, AB’nin bulut hizmetlerine yönelik düzenlemesinin, küresel standartları etkileme potansiyeline dikkat çekiyor. AB’nin Dijital Piyasalar Yasası, benzer yasalar için bir model oluşturuyor; Brezilya ve Hindistan gibi ülkeler de kendi dijital pazar düzenlemelerini hazırlıyor. Bu bağlamda, AWS ve Azure’ın ağ geçidi olarak sınıflandırılması, diğer bölgelerdeki düzenleyicilere örnek teşkil edebilir. Ancak teknoloji şirketleri, kuralların yeniliği engellediği ve Avrupa’nın dijital egemenliğini zayıflattığı gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB’nin bulut hizmetlerine yönelik düzenlemesi, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de küresel standartların şekillenmesinde izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye’de faaliyet gösteren global bulut sağlayıcıları, özellikle kamu ve finans sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. AB’nin alacağı kararlar, Türkiye’nin veri güvenliği ve dijital egemenlik politikalarına emsal teşkil edebilir. Ayrıca, yerli bulut hizmeti geliştirme çabaları olan Türkiye için bu düzenlemeler, küresel devlere karşı rekabet avantajı yaratabilir. Türkiye’nin AB ile olan Gümrük Birliği müzakereleri ve dijital dönüşüm hedefleri kapsamında, bu tür düzenleyici eğilimleri yakından takip etmesi önem taşıyor.