11 Eylül 2001 saldırılarında hayatını kaybeden bir kurbanın eşi olan Terry Strada, cuma günü New York'taki Ground Zero'da düzenlenen 25. yıl dönümü anma töreninde söz alarak Trump yönetimine çağrıda bulundu: Suudi Arabistan'ın saldırılarla olduğu iddia edilen bağlantılarının tanınmasını istedi. Suudi Krallığı, yıllardır bu suçlamaları reddediyor. Strada'nın sözleri, törenin en dikkat çekici anlarından biri olarak kayda geçti.
Olayın Arka Planı: 11 Eylül ve Suudi Arabistan Bağlantısı
11 Eylül saldırıları, 2001 yılında El Kaide tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 3.000 kişinin ölümüne yol açan bir dizi terör saldırısıydı. Saldırıyı gerçekleştiren 19 hava korsanından 15'i Suudi Arabistan vatandaşıydı. Bu durum, yıllar boyunca Suudi hükümetinin saldırılarda herhangi bir rolü olup olmadığı sorusunu gündemde tuttu. Suudi Arabistan, kurban ailelerinin açtığı davalarda ve çeşitli soruşturmalarda suçlamaları reddetti.
Terry Strada, 11 Eylül kurbanlarının ailelerini temsil eden ve Suudi Arabistan'a karşı yasal mücadele yürüten bir grubun önde gelen isimlerinden biri. Strada, kocası Tom Strada'yı 11 Eylül saldırılarında kaybetti. O günden bu yana, Suudi Arabistan'ın saldırılardaki rolünün ortaya çıkarılması için çalışıyor. Strada ve diğer aileler, ABD hükümetinin Suudi Arabistan ile olan stratejik ilişkileri nedeniyle bu konuyu örtbas ettiğini savunuyor.
Anma töreninde konuşan Strada, "Hükümetimiz Suudi Arabistan'ı korumak için elinden geleni yapıyor" dedi. Strada, Trump yönetimine seslenerek, 11 Eylül saldırılarında Suudi Arabistan'ın parmağı olduğuna dair kanıtların gizlendiğini iddia etti. Bu çağrı, törene katılan diğer aileler tarafından da desteklendi.
Suudi Arabistan'ın Reddi ve Uluslararası Boyut
Suudi Arabistan hükümeti, 11 Eylül saldırılarıyla herhangi bir bağlantısı olduğu iddialarını defalarca reddetti. Riyad yönetimi, terörle mücadelede ABD'nin müttefiki olduğunu ve saldırıların sorumlusunun El Kaide olduğunu vurguluyor. Ancak kurban aileleri, Suudi yetkililerin saldırı öncesinde bazı ipuçlarını görmezden geldiğini ve bazı Suudi vatandaşlarının saldırganlara destek verdiğini öne sürüyor.
ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, petrol ticareti, silah satışları ve bölgesel güvenlik iş birliği gibi konularda stratejik bir ortaklığa dayanıyor. Bu nedenle, Suudi Arabistan'ın 11 Eylül'deki rolüne dair tartışmalar, iki ülke arasındaki hassas dengeyi zaman zaman zorluyor. Kongre'de, Suudi Arabistan'a karşı yasal işlem yapılmasına izin veren yasalar çıkarılması yönünde girişimler olmuştu. 2016'da ABD Kongresi, 11 Eylül kurbanlarının ailelerinin Suudi Arabistan'a dava açmasının önünü açan bir yasayı kabul etmişti; o dönemde Başkan Obama bu yasayı veto etmemişti.
Trump yönetimi döneminde, Suudi Arabistan ile ilişkiler daha da güçlendirildi. Özellikle 2017'de Trump'ın ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan'a yapması ve ardından yüz milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları imzalanması, iki ülke arasındaki bağları pekiştirdi. Bu durum, 11 Eylül mağdur ailelerinin tepkisini çekiyor. Aileler, hükümetin Suudi Arabistan'ı korumak için adalet önünde engel oluşturduğunu düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırılarının ardından ortaya çıkan Suudi Arabistan bağlantısı tartışmaları, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerinde zaman zaman gerilim yaşasa da, özellikle Kaşıkçı cinayeti sonrası uluslararası arenada Suudi Arabistan'ın şeffaflık eksikliğini eleştirmişti. Bu tür iddialar, Türkiye'nin Orta Doğu'daki güvenlik ve istihbarat iş birliği perspektifinden önem taşıyor. Ayrıca, ABD'nin Suudi Arabistan'a yönelik tutumu, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin Washington ile ilişkilerinde dolaylı etkilere sahip olabilir. Türkiye, terörle mücadelede uluslararası iş birliğine vurgu yaparken, Suudi Arabistan'ın 11 Eylül'deki rolünün aydınlatılması çağrılarını dikkatle izliyor.