Pazar günü sekiz Arap ve İslam ülkesinin dışişleri bakanları ortak bir açıklama yaparak, İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Filistin topraklarında barışa yönelik çabaları engelleme sorumluluğunu taşıdığını belirtti. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan, Türkiye, Endonezya, Nijerya ve Filistin temsilcilerinin imzaladığı açıklamada, İsrail'in uluslararası toplumun çağrılarına rağmen ateşkes anlaşmalarına uymadığı ve insani yardımların bölgeye ulaşmasını engellediği ifade edildi.
Ortak Açıklamanın Detayları
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile Arap Birliği'nin ortak girişimiyle bir araya gelen dışişleri bakanları, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda 40 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 90 bini aştığını vurguladı. Açıklamada, Gazze'deki insani krizin boyutlarına dikkat çekilerek, İsrail'in Refah, Han Yunus ve diğer bölgelerde sürdürdüğü saldırıların sivilleri hedef aldığı ve uluslararası hukuku ihlal ettiği kaydedildi.
Bakanlar, İsrail'in barış sürecini baltalayan tek taraf olduğunu savunarak, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı. Açıklamada, iki devletli çözüm çerçevesinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasının tek sürdürülebilir çözüm olduğu vurgulandı. Ayrıca, İsrail'in 1967 sınırları boyunca Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini genişletmesinin ve Doğu Kudüs'teki statükoyu değiştirmeye yönelik adımlarının barışa ciddi tehdit oluşturduğu belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Bu ortak açıklama, Arap ve İslam dünyasında artan öfkenin bir yansıması olarak görülüyor. Suudi Arabistan ve Mısır, İsrail ile normalleşme anlaşmalarını gözden geçirebilecekleri sinyalini verirken, Ürdün Kralı II. Abdullah, Batı Şeria'daki gerilimin bölgesel bir savaşa yol açabileceği uyarısında bulundu. Pakistan, Gazze'ye yönelik saldırıları kınayarak, uluslararası topluma İsrail'e yönelik yaptırımlar uygulanması çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, daha önce yaptığı açıklamada, Gazze'deki durumun "insanlığın en karanlık saatlerinden biri" olduğunu söylemişti. Bu kez Arap ve İslam ülkelerinin ortak tutum alması, BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail'e yönelik olası yeni yaptırım kararlarını gündeme getirebileceği yorumlarına neden oldu. Ancak ABD'nin İsrail'e olan koşulsuz desteği, konseyde bağlayıcı kararların çıkmasının önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, açıklamaya imza koyan ülkeler arasında yer alarak bölgedeki liderlik rolünü pekiştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'i "soykırım" ile suçlayan ve Türkiye'nin Filistin davasına desteğini vurgulayan söylemi, bu ortak tavırla uyumlu. Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik etkisini artırabilir; ancak İsrail ile ticari ilişkilerin zaten asgari düzeye indirildiği bir dönemde, Türk ekonomisi üzerindeki yansımaları sınırlı kalabilir. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri ve insani yardım köprüleri, bölgedeki ağırlığını koruyor. Uzun vadede, Türkiye'nin bu tutumu, Batı ile ilişkilerinde gerilime yol açabileceği gibi, İslam dünyasında prestij kazandırabilir.