GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

79 yaşındaki Filistinli, İsrailli yerleşimcilerin saldırısını anlattı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
79 yaşındaki Filistinli, İsrailli yerleşimcilerin saldırısını anlattı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan Masafer Yatta bölgesinde yaşayan 79 yaşındaki Filistinli İbrahim el-Cabur, İsrailli yerleşimciler tarafından saldırıya uğradığını açıkladı. Olay, 26 Şubat 2025 sabahı erken saatlerde, el-Cabur’un ailesiyle birlikte yaşadığı evin önünde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, onlarca maskeli ve silahlı yerleşimci, el-Cabur’un evine doğru yürüyüşe geçti. Aile, saldırganların taş, sopa ve demir çubuklarla kendilerine saldırdığını, yaşlı adamı yere yatırıp darp ettiğini belirtti. Olayda el-Cabur’un oğlu ve gelini de yaralanırken, aile fertleri hastaneye kaldırıldı. İsrail ordusu bölgeye ulaştığında yerleşimciler kaçtı ancak herhangi bir gözaltı işlemi yapılmadı. Bu saldırı, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin son örneği olarak kayıtlara geçti.

Gelişmenin arka planı

Masafer Yatta, Hebron’un güneyinde, İsrail’in 1967’den bu yana işgal ettiği Batı Şeria’nın C bölgesinde yer alıyor. Bölge, 1990’lardan bu yana İsrail yönetiminin yasa dışı ilan ettiği bir askeri atış alanı olarak kullanılıyor. Yüzlerce Filistinli aile, burada yaşamaya devam ediyor ancak sürekli olarak yerleşimci saldırıları ve yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2024 yılı boyunca Batı Şeria’da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik 1.200’den fazla saldırı düzenlendi. Bu saldırıların büyük bir kısmı, uluslararası hukuka aykırı olarak inşa edilen yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinde yaşayan radikal gruplar tarafından gerçekleştiriliyor. İsrail hükümeti ise bu tür olaylarda genellikle fiili bir müdahalede bulunmuyor; aksine, bazı bakanların açıklamaları yerleşimcilere cesaret veriyor. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in daha önce “Filistinlilere karşı güç kullanılmasını” teşvik eden söylemleri, bu şiddet sarmalını besleyen unsurlar arasında sayılıyor.

Bölgesel ve küresel boyut

Bu tür olaylar, sadece Filistin-İsrail çatışmasının bir parçası değil, aynı zamanda bölgesel istikrarsızlığın da habercisi. Batı Şeria’daki şiddetin tırmanması, İsrail’in komşuları olan Ürdün, Mısır ve Lübnan’la ilişkilerinde gerginliğe yol açabiliyor. Ürdün Kralı II. Abdullah, son aylarda yaptığı açıklamalarda, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin “bölgesel bir yangına” dönüşebileceği uyarısında bulundu. Küresel ölçekte ise, ABD ve Avrupa Birliği gibi aktörler, İsrail’e yönelik eleştirilerini artırsa da somut yaptırımlar uygulamakta yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, konuyla ilgili karar tasarılarını sık sık görüşüyor ancak ABD’nin veto yetkisi, anlamlı bir adım atılmasını engelliyor. El-Cabur ailesinin yaşadığı saldırı, uluslararası toplumun Filistin halkına yönelik şiddet karşısındaki sessizliğini bir kez daha sorgulatıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destekle Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce İsrail’in Filistin topraklarındaki işgal politikalarını ve yerleşimci saldırılarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Filistin’in haklarını savunmaya devam ediyor. Bu tür olaylar, Türk dış politikasının Filistin konusundaki tutumunu pekiştirirken, aynı zamanda Türkiye’nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenme çabalarının önemini de ortaya koyuyor. Ankara’nın, Filistin topraklarında artan şiddet karşısında somut adımlar atması, sadece bölgesel istikrar için değil, Türkiye’nin kendi ulusal güvenliği açısından da hayati önem taşıyor.

Etiketler:
FilistinİsrailMasafer Yattayerleşimci şiddetiBatı Şeriaİsrail-Filistin çatışması

İlgili Haberler

İran'dan Hürmüz Boğazı'na ABD müdahalesine tepki: Küresel enerji etkilenir
Orta Doğu

İran'dan Hürmüz Boğazı'na ABD müdahalesine tepki: Küresel enerji etkilenir

23 dk önce

Şeyh Hamad: Gazze’ye Yönelik İsrail Ablukasını Kıran Arap Lider
Orta Doğu

Şeyh Hamad: Gazze’ye Yönelik İsrail Ablukasını Kıran Arap Lider

34 dk önce

Ürdün İran'dan fırlatılan 4 füzyonu düşürdüğünü duyurdu
Orta Doğu

Ürdün İran'dan fırlatılan 4 füzyonu düşürdüğünü duyurdu

39 dk önce

İran Devrim Muhafızları Kuveyt'teki Füzeleri Vurduğunu Açıkladı
Orta Doğu

İran Devrim Muhafızları Kuveyt'teki Füzeleri Vurduğunu Açıkladı

54 dk önce