Singapur'da 70 yaşındaki bir kadın, internette tanıştığı ve romantik partneri olduğuna inandığı bir erkeğin para kuryesi olarak faaliyet gösterdiği için bir aşk dolandırıcılık davasında mahkum edildi. Mahkeme, kadının en az 2.000 Singapur dolarını (yaklaşık 45.000 Türk lirası) bir aşk dolandırıcılığı mağdurundan aldığını ve bu parayı kendisine talimat veren kişiye aktardığını belirledi. Kadın, üç ay hapis cezasına çarptırıldı.
Aşk Dolandırıcılığı ve Para Kuryeliği
Sanık, 2022 yılında bir sosyal medya platformunda tanıştığı ve kendisini Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan bir iş adamı olarak tanıtan bir erkekle duygusal bir ilişki geliştirdi. 'Sevgilisi' olduğuna inandığı kişi, kadına banka hesabına yatırılan paraları çekmesi ve belirli bir adrese teslim etmesi talimatını verdi. Kadın, bu işlemleri defalarca gerçekleştirdi ve karşılığında küçük miktarlarda ödeme aldı. Polis soruşturması, kadının bu şekilde en az 10.000 doların üzerinde para transferine aracılık ettiğini ortaya çıkardı. Savcılık, kadının 'safça' hareket ettiğini ancak yine de yasa dışı faaliyetlere yardım ettiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, Asya genelinde artan aşk dolandırıcılığı vakalarının bir yansımasıdır. Singapur polisi, 2023 yılında aşk dolandırıcılığı mağdurlarının toplamda 20 milyon doların üzerinde kaybettiğini bildirdi. Benzer şekilde, Malezya, Tayland ve Filipinler'de de bu tür dolandırıcılıklar yaygınlaşırken, failler genellikle organize suç gruplarına bağlı olarak çalışıyor. Küresel çapta, aşk dolandırıcılıkları yılda milyarlarca dolarlık kayba neden oluyor. Özellikle pandemi sonrası dijital iletişimin artmasıyla bu suçlar daha da yaygınlaştı. Para kuryeleri, dolandırıcıların kimliklerini gizlemesine yardımcı olduğu için önemli bir halka haline geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer aşk dolandırıcılığı vakaları sıklıkla görülmekte ve mağdurlar arasında yalnız yaşayan yaşlı bireyler öne çıkmaktadır. Bu tip suçların küresel boyut kazanması, uluslararası polis işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Türk polisi, özellikle siber suçlarla mücadelede uluslararası kuruluşlarla koordinasyon halinde çalışmakta ve vatandaşları bu tür tuzaklara karşı bilinçlendirmeye yönelik kampanyalar düzenlemektedir. Ancak, bu davanın gösterdiği gibi, dolandırıcıların yöntemleri giderek karmaşıklaşmakta ve toplumun her kesimini hedef alabilmektedir.