İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırılara yanıt olarak başlattığı savaşın üzerinden üç yıl geçti. Bu süreçte 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Filistin toprakları Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs arasında giderek daha fazla parçalanmış durumda. Uluslararası toplumun çağrılarına rağmen çatışmalar durdurulamadı ve bölgenin siyasi haritası köklü biçimde değişti.
Savaşın bilançosu ve toprak parçalanması
İsrail ordusunun üç yıldır sürdürdüğü askeri operasyonlar, Filistin nüfusunun yoğun yaşadığı bölgelerde yıkıma yol açtı. Gazze Şeridi'nde altyapı büyük ölçüde çöktü, yüz binlerce kişi yerinden edildi. Batı Şeria'da ise yerleşim birimlerinin genişlemesi ve askeri kontrol noktalarının artması, Filistinlilerin günlük yaşamını daha da zorlaştırdı. Doğu Kudüs'te Filistinli ailelere yönelik tahliyeler ve yıkımlar hız kesmedi.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre, savaş öncesinde de kırılgan olan Filistin ekonomisi tamamen çökmüş durumda. İşsizlik oranı %50'nin üzerine çıktı, sağlık ve eğitim hizmetleri neredeyse durma noktasına geldi. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye insani erişimde ciddi kısıtlamalar olduğunu bildiriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Çatışma sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmadı; Lübnan, Suriye ve Yemen'e de sıçradı. İran destekli gruplarla İsrail arasındaki gerilim zaman zaman doğrudan çatışmaya dönüştü. Bu durum, Orta Doğu'da yeni bir bölgesel savaş riskini artırdı. ABD ve Avrupa ülkeleri İsrail'e askeri destek verirken, pek çok ülke ateşkes çağrısı yaptı ancak somut bir sonuç alınamadı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları iddialarına ilişkin soruşturma başlattı. BM Genel Kurulu'nda Filistin'e tanınan statünün güçlendirilmesi yönünde adımlar atıldı; ancak Güvenlik Konseyi'nde veto nedeniyle bağlayıcı karar çıkmadı. Filistin yönetimi, devlet olma yolunda diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
İsrail ise güvenlik gerekçesiyle operasyonlarını sürdüreceğini ve Hamas'ın altyapısını tamamen yok etmeden duracağını açıkladı. Bu durum, iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filistin'deki savaş, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İsrail'in askeri operasyonlarını sert biçimde eleştirerek ateşkes çağrısı yapıyor ve Filistin'in devlet olarak tanınması için diplomatik çaba yürütüyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve enerji hatlarını tehdit ediyor; ayrıca mülteci akını riskini artırıyor. Türkiye, insani yardım koridorlarının açılması ve kalıcı barış için uluslararası platformlarda aktif rol almayı sürdürüyor.