ABD Deniz Kuvvetleri'ne bağlı bir savaş gemisinin Hint Okyanusu'nda bir Hint balıkçı teknesine açtığı ateş sonucu üç Hintli denizci hayatını kaybetti. Olayın ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun resmi bir özür dilemekten kaçınması, Başkan Donald Trump yönetimi ile Hindistan arasındaki stratejik ortaklıkta ciddi bir krize yol açtı. Yıllardır Washington tarafından Çin'e karşı demokratik bir denge unsuru ve Hint-Pasifik bölgesinin stratejik çapası olarak tanımlanan Hindistan, bu kez en yakın müttefikinin savaş gemisinin hedefi oldu.
Olayın perde arkası: Yanlış kimlik tespiti ve özür krizi
Olay, 20 Mart 2025 tarihinde Umman Denizi'nde meydana geldi. ABD Donanması'na ait bir savaş gemisi, bölgede devriye gezerken bir balıkçı teknesini 'düşman unsuru' olarak tanımladı ve uyarı ateşi açtı. Açılan ateş sonucu üç Hintli denizci hayatını kaybetti, iki denizci ise yaralandı. ABD Donanması olayın bir 'yanlış kimlik tespiti' sonucu yaşandığını duyurdu. Ancak asıl krizi tetikleyen, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun olayın ardından düzenlenen basın toplantısında özür dilemeyi reddetmesi oldu. Rubio, 'olayın üzücü olduğunu' belirtmekle yetindi ve soruşturmanın devam ettiğini söyledi.
Hindistan Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, olayın ardından ABD'ye sert bir nota verdi ve Washington'dan resmi özür talep etti. Jaishankar, 'Hintli denizcilerin hayatı ABD için bir piyon değildir. Bu kabul edilemez bir saldırıdır' ifadelerini kullandı. Hindistan medyası, ABD'nin özür dilememesini 'tarihi bir ayıp' ve 'stratejik ortaklığa ihanet' olarak yorumladı. Özellikle muhalefet partileri, hükümeti ABD'ye karşı daha sert bir tavır almaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut: Hindistan-ABD ilişkileri test ediliyor
Son yıllarda ABD, Hindistan'ı Asya'da Çin'in yükselişine karşı kilit bir müttefik olarak konumlandırmıştı. İki ülke arasında savunma işbirliği, ticaret anlaşmaları ve ortak askeri tatbikatlar hızla artmıştı. Ancak bu olay, Washington-New Delhi ekseninde ciddi bir güven bunalımına yol açtı. Uzmanlar, ABD'nin özür dilememesinin Hindistan kamuoyunda ABD karşıtı duyguları körükleyebileceği ve Hindistan'ın Çin'e yakınlaşmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan Çin, olayı fırsata çevirerek Hindistan'a 'bağımsız ve onurlu bir dış politika' izlemesi çağrısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'ABD'nin müttefiklerine bile nasıl davrandığı ortadadır. Hindistan'ın bu olaydan ders çıkarması gerekir' dedi. Rusya da olayı kınayarak Hindistan'a tazminat ödenmesini istedi. Hindistan'ın geleneksel müttefiki Rusya ile ABD arasındaki rekabette bu olayın yeni bir denklem yaratabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Hintli balıkçılara yönelik saldırısı ve ardından özür dilememesi, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda küresel güvenlik dengelerini de etkileyecek bir olaydır. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde aktif bir aktör olmamakla birlikte, bu tür krizlerin bölgesel istikrarı bozabileceği gerçeğiyle karşı karşıyadır. ABD'nin müttefiklerine karşı giderek daha 'işlemsel' bir ilişki benimsemesi, Türkiye'nin de benzer bir muameleyle karşılaşma riskini artırmaktadır. Türkiye, kendi egemenlik haklarını korumak ve bölgesel çıkarlarını güvence altına almak için bağımsız bir dış politika izlemeye devam etmeli ve bu tür olaylardan ders çıkarmalıdır. Ayrıca Hindistan'ın ABD'ye olan güveninin sarsılması, Türkiye'nin Hindistan ile alternatif işbirliği alanları yaratması için bir fırsat penceresi açabilir.