2028 ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin aday adayları şimdiden merak konusu olmaya başladı. Her ne kadar Demokrat Parti’nin geniş aday havuzu kadar kalabalık olmasa da, siyasi gözlemciler Cumhuriyetçi ön seçimlerin en az onlar kadar heyecan verici geçeceğini belirtiyor. Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin ardından partinin bayrağını kimin devralacağı sorusu, aylardır siyasi kulislerde tartışılıyor. İşte 2028 yılında Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adaylığı için en güçlü 7 isim.
Adayların Profili ve Siyasi Pozisyonları
İlk sırada, eski Başkan Yardımcısı Mike Pence yer alıyor. Pence, Trump dönemindeki sadakati ve muhafazakâr tabandaki güçlü desteğiyle öne çıkıyor. Ancak 6 Ocak 2021 Kongre baskını sonrası Trump ile yaşadığı ayrışma, bazı Cumhuriyetçi seçmenler arasında soru işareti yaratmış durumda. Yine de Pence, geleneksel Cumhuriyetçi değerleri ve dini sağın desteğini arkasına alarak ciddi bir aday olarak görülüyor.
İkinci sırada Florida Valisi Ron DeSantis bulunuyor. DeSantis, pandemi dönemindeki gevşek kısıtlama politikaları ve muhafazakâr eğitim reformlarıyla ulusal çapta tanındı. Özellikle Kovid-19 aşı karşıtlığı ve göçmen politikalarındaki sert tutumu, Trump’ın tabanını cezbetme potansiyeli taşıyor. Anketlerde Trump’ın ardından en yüksek desteğe sahip isim konumunda.
Üçüncü aday, eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo. Pompeo, Trump yönetimindeki dış politika duruşu ve İran ile Kuzey Kore gibi konulardaki sert tavrıyla biliniyor. Ulusal güvenlik ve savunma alanındaki deneyimi, parti içinde saygınlık kazandırmış durumda. Ancak dış politika ağırlıklı bir adayın iç siyaset yarışında ne kadar başarılı olacağı tartışılır.
Dördüncü sırada, Güney Dakota Valisi Kristi Noem yer alıyor. Noem, pandemi sırasında maske zorunluluğuna karşı çıkması ve muhafazakâr duruşuyla öne çıktı. Kadın aday olarak Cumhuriyetçi seçmenlerde heyecan yaratan Noem, özellikle kırsal ve muhafazakâr kesimlerde güçlü bir destek görüyor. Ancak deneyimsizliği ve federal siyasetteki sınırlı geçmişi eleştiriliyor.
Beşinci aday, eski BM Büyükelçisi Nikki Haley. Haley, Güney Karolina valiliği ve Birleşmiş Milletler’deki göreviyle tanınıyor. Parti içinde ılımlı ve daha geniş kitlelere hitap edebilen bir profil çiziyor. Haley, özellikle kadın ve azınlık seçmenlere ulaşma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Ancak Trump’a sadakatin sorgulanması, muhafazakâr tabanı rahatsız edebilir.
Altıncı sırada, Teksas Valisi Greg Abbott yer alıyor. Abbott, sınır güvenliği ve göçmen politikalarındaki sert tutumuyla biliniyor. Teksas’ın büyük ekonomisi ve siyasi ağırlığı sayesinde güçlü bir kampanya yürütebilir. Ancak sağlık sorunları (tekerlekli sandalye kullanıyor) seçim sürecinde bir dezavantaj olabilir.
Yedinci aday ise Missouri Senatörü Josh Hawley. Hawley, popülist ve ekonomik milliyetçi söylemleriyle özellikle işçi sınıfı arasında destek buluyor. 6 Ocak olaylarına verdiği tepki ve büyük teknoloji şirketlerine karşı çıkması, onu tabanın gözünde kahramanlaştırdı. Ancak aynı nedenlerle partinin geleneksel kanadı tarafından dışlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
2028 Cumhuriyetçi ön seçimleri, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkileyecek. Örneğin, adayların Çin, Rusya ve İran politikaları, uluslararası ilişkilerde belirleyici olacak. DeSantis ve Pence gibi adayların izolasyonist eğilimleri, NATO ve ABD’nin müttefiklik ilişkilerini sınayabilir. Pompeo ve Haley ise daha geleneksel uluslararasıcı bir çizgide duruyor. Adaylık yarışı, ABD’nin küresel rolü konusundaki bölünmeyi de yansıtacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu siyasi rekabet, Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Adayların çoğu, Türkiye’ye yönelik S-400 ve F-35 krizinde sert tutum sergiledi. Özellikle Pompeo ve Haley, Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmasını eleştirirken, DeSantis ve Hawley daha pragmatik bir yaklaşım benimseyebilir. Trump sonrası dönemde, ABD-Türkiye ilişkileri yeni başkanın tercihlerine göre şekillenecek. Türkiye’nin NATO içindeki konumu ve Doğu Akdeniz’deki politikaları, bu seçimlerin sonucundan doğrudan etkilenecek.