ABD’de Donald Trump’ın başkanlık döneminde, daha önce yasal koruma altında bulunan çocuk göçmenlerin sınırdışı edilme oranı üç katına çıktı. Araştırmacı gazetecilik kuruluşu ProPublica’nın yayımladığı habere göre, özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen ve aile birleşimi ya da insani koruma statüsüyle ABD’de bulunan çocuklar, Trump yönetiminin sert göç politikaları nedeniyle hedef haline geldi. 2017-2020 yılları arasında, bu kategorideki çocukların sınırdışı edilme sayısı önceki döneme göre yüzde 200’ün üzerinde artış gösterdi. Uzmanlar, bu durumun çocukların psikolojik gelişimi ve topluma uyumu açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.
Koruma Statüsünden Sınırdışına: Süreç Nasıl İşledi?
Trump yönetimi, göçmen çocuklara yönelik korumaları kaldırmak için çeşitli idari düzenlemeler yaptı. Özellikle Geçici Koruma Statüsü (TPS) ve Çocuklara Yönelik Gecikmiş Eylem (DACA) programlarına yönelik kısıtlamalar, binlerce çocuğun yasal statüsünü kaybetmesine yol açtı. ProPublica’nın elde ettiği belgelere göre, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE), sınırdışı kararlarında çocukların aile bağlarını ve ülkelerindeki güvenlik durumunu yeterince dikkate almadı. 2019 yılında sınırdışı edilen çocukların yüzde 40’ından fazlası, şiddet ve zulüm nedeniyle ülkelerine dönmekte risk altında olduklarını belirtmişti. İnsan hakları örgütleri, bu uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Trump döneminde sınırdışı edilen çocukların büyük çoğunluğu Honduras, Guatemala ve El Salvador kökenliydi. Bu ülkelerde çete şiddeti ve yoksulluk nedeniyle çocukların can güvenliği bulunmuyor. ABD’deki birçok sivil toplum kuruluşu, sınırdışı edilen çocukların izini sürdüğünde, bazılarının kaybolduğunu veya şiddete maruz kaldığını tespit etti. Örneğin, 2018’de sınırdışı edilen 14 yaşındaki bir kız çocuğu, Honduras’a döndükten kısa süre sonra bir çete tarafından kaçırıldı. Bu tür vakalar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Biden Döneminde Değişen Politika ve Kalıcı Etkiler
Joe Biden’ın göreve gelmesiyle birlikte çocuk göçmenlere yönelik politikalar kısmen yumuşadı. Ancak Trump döneminde uygulanan sert önlemlerin etkileri hala devam ediyor. Sınırdışı edilen çocukların geri dönüşü ve yeniden entegrasyonu için kapsamlı bir program bulunmuyor. ABD’de kalan çocuklar ise yasal statü belirsizliği nedeniyle eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşıyor. Konu, ABD’nin göç politikalarının insani boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Küresel ölçekte, benzer politikaların uygulandığı ülkelerde çocuk göçmenlerin durumu, insan hakları örgütlerinin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin çocuk göçmenlere yönelik politikaları, Türkiye’nin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde uluslararası insan hakları tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Türkiye, Suriye’den gelen milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaparken, çocukların eğitim ve korunmasına yönelik politikalar geliştiriyor. ABD’deki bu gelişme, göçmen çocukların hukuki statüsünün ve insani korumanın önemini bir kez daha vurguluyor. Türkiye’nin, uluslararası hukuk çerçevesinde çocukların üstün yararını gözeten politikalar izlemesi, hem iç kamuoyu hem de uluslararası itibarı açısından kritik. Ayrıca, ABD’deki uygulamaların başarısızlıkları, Türkiye’nin kendi göç politikalarını şekillendirirken dikkate alması gereken önemli dersler sunuyor.