Yirmi yıl boyunca doktorlar tarafından psikolojik sorunlarla suçlanan bir kadın, sonunda doğru teşhis konulduktan sonra 36 yaşında histerektomi ameliyatı geçirdi. Hastalığının anksiyete olduğu söylenen kadın, yıllarca şiddetli ağrılar çekti ve defalarca acil servislere başvurdu.
Yıllar Süren Yanlış Teşhis ve Çile
Genç kadın, yaşadığı yoğun sancılar nedeniyle yerde kıvrandığını, terlediğini ve kustuğunu hatırlıyor. "Ölüyorum sandım" diyen kadın, doktorların kendisine sadece "anksiyete" teşhisi koyduğunu belirtti. Bu yanlış teşhis, yıllarca süren gereksiz psikiyatrik tedavilere ve ağrı kesicilere yönlendirilmesine neden oldu.
Kadın, ergenlik döneminden itibaren adet dönemlerinde dayanılmaz ağrılar yaşadığını, ancak bunun "normal" olduğu söylenerek geçiştirildiğini ifade etti. Yirmili yaşlarında ağrılar daha da şiddetlendi ve günlük yaşamını sürdüremez hale geldi. Birçok kez işini kaybetme noktasına geldi, sosyal hayatı neredeyse tamamen durdu. Evliyse de cinsel ilişki sırasında duyduğu ağrı nedeniyle ilişkileri de olumsuz etkilendi.
Doktorların sürekli olarak "stres", "anksiyete" veya "depresyon" teşhisi koyması, kadının kendisini yalnız ve anlaşılmamış hissetmesine yol açtı. Yıllarca antidepresanlar ve anksiyolitikler kullandı, ancak hiçbiri ağrılarını dindirmedi. Psikoterapi seansları da sonuçsuz kaldı. En sonunda, başka bir şehirdeki bir kadın doğum uzmanına gitti ve burada yapılan detaylı muayene ve laparoskopi sonucunda endometriozis teşhisi konuldu.
Endometriozis: Görünmez Hastalık
Endometriozis, rahim içini kaplayan dokunun rahim dışında büyümesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. Bu doku, adet döngüsü sırasında kanar ve vücutta iltihaplanmaya, şiddetli ağrıya ve yapışıklıklara neden olur. Dünya genelinde her 10 kadından birini etkilediği tahmin edilmektedir, ancak teşhis süreci ortalama 7-10 yıl sürmektedir. Türkiye'de de benzer şekilde, kadınlar yıllarca ağrı çekmekte ve sıklıkla yanlış teşhis almaktadır.
Kadının durumu, hastalığın ne kadar ilerlediğini ve yaşam kalitesini nasıl düşürdüğünü gözler önüne seriyor. Laparoskopi sırasında, rahim, yumurtalıklar ve bağırsaklar arasında yaygın yapışıklıklar tespit edildi. Doktorlar, rahmin alınmasının (histerektomi) tek çözüm olduğunu söyledi. 36 yaşında histerektomi olan kadın, ameliyat sonrası ilk kez ağrısız bir gün geçirdiğini ve hayatının değiştiğini belirtti.
Uzmanlar, endometriozisin teşhisinde yaşanan gecikmelerin altını çiziyor. Kadın sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artması gerektiğini vurgulayan doktorlar, özellikle genç kızlarda şiddetli adet sancılarının normal karşılanmaması gerektiğini söylüyor. Türkiye'de de endometriozis dernekleri ve hasta grupları, bu konuda daha fazla araştırma ve eğitim çağrısı yapıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Endometriozis, sadece bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda küresel bir halk sağlığı meselesidir. Dünya Sağlık Örgütü, endometriozisi "öncelikli kadın sağlığı sorunu" olarak tanımlamaktadır. Ancak hastalığın nedeni hala tam olarak bilinmemekte ve kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Araştırmalar, genetik, bağışıklık sistemi ve çevresel faktörlerin rol oynadığını göstermektedir.
Gelişmiş ülkelerde bile kadınlar, endometriozis semptomları nedeniyle sıklıkla yanlış teşhis almakta ve psikiyatrik sorunlarla etiketlenmektedir. Bu durum, sağlık sistemindeki cinsiyet önyargısını ve kadın ağrısının ciddiye alınmaması sorununu gözler önüne seriyor. Son yıllarda sosyal medya sayesinde endometriozis farkındalığı artmış olsa da, özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu konuda büyük bir bilgi açığı bulunmaktadır.
Kadının hikayesi, birçok kadının ortak deneyimini yansıtıyor: yıllarca süren ağrı, yanlış teşhis, umutsuzluk ve nihayetinde doğru teşhisle gelen rahatlama. Histerektomi, bazı kadınlar için son çare olsa da, doğru teşhis ve tedavi ile daha az invaziv seçenekler de mevcuttur. Ancak bu seçeneklere erişim, sağlık sistemine ve hekimlerin bilgisine bağlıdır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endometriozis, Türkiye'de de yaygın ancak az bilinen bir sağlık sorunudur. Türk kadınları arasında endometriozis farkındalığı düşük olup, birçok kadın yıllarca ağrı çekmekte ve gereksiz tedaviler almaktadır. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda ulusal bir strateji geliştirmesi, hekimlerin eğitimi ve kamu spotları ile farkındalığın artırılması gerekmektedir. Ayrıca, endometriozis tedavisinde kullanılan ilaçların ve cerrahi yöntemlerin geri ödeme kapsamına alınması, hastaların yükünü hafifletecektir. Kadın sağlığına yapılacak yatırım, toplumsal refah ve iş gücü verimliliği açısından da kritiktir.