ABD, 11 Eylül saldırılarının ardından başlattığı savaşların bilançosunu çıkarırken, bu deneyimden yeterli ders çıkarıp çıkarmadığı tartışılıyor. Editörün notunda belirtildiği üzere, yazarın yakında yayımlanacak olan “US Counterterrorism Operations in Afghanistan: Jackpots, Dry Holes, and Collateral Damage” (Afganistan'daki ABD Terörle Mücadele Operasyonları: İkramiyeler, Kuru Kuyular ve Sivil Kayıplar) kitabından alınan temalar, ABD'nin önümüzdeki ay iki önemli tarihi dönüm noktasını geçeceğini vurguluyor: Afganistan'dan çekilmesinin beşinci yıldönümü ve 11 Eylül saldırılarının yirminci yıldönümü. Bu süreçte Washington'un stratejik hataları ve terörle mücadelede kalıcı başarısızlıkları gözler önüne seriliyor.
11 Eylül Sonrası Müdahalelerin Arka Planı
11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD, El Kaide'yi ve destekçilerini hedef alarak Afganistan'a askeri müdahalede bulundu. Ekim 2001'de başlayan operasyon, kısa sürede Taliban rejimini devirdi ancak istikrarlı bir yönetim kurulamadı. 2003'te Irak işgali, kitle imha silahları iddialarıyla genişletildi; ancak bu iddiaların asılsız çıkması ABD'nin uluslararası itibarını sarstı. Yirmi yıl süren çatışmalar, trilyonlarca dolar harcama ve yüz binlerce sivil kaybıyla sonuçlandı. 2021'de ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, Taliban'ın hızla yeniden iktidara gelmesine yol açtı ve bölgede güç boşluğu oluştu. Bu süreç, terörle mücadelede askeri gücün sınırlarını ve yerel dinamiklerin önemini ortaya koydu.
Yazarın kitabında ele aldığı “jackpots” (yüksek değerli hedeflerin vurulması), “dry holes” (istihbaratın boşa çıkması) ve “collateral damage” (sivil kayıplar) kavramları, operasyonların karmaşıklığını ve beklenmeyen sonuçlarını özetliyor. Örneğin, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen hedefli suikastlar, bazen masum sivillerin ölümüne neden olarak anti-Amerikan duyguları körükledi. Bu tür taktikler, kısa vadeli güvenlik sağlasa da uzun vadede radikalleşmeyi artırdı. ABD'nin stratejik iletişim eksikliği, yerel müttefiklerle koordinasyon sorunları ve kültürel farkındalık yetersizliği, başarısızlığın ana nedenleri arasında gösteriliyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
11 Eylül savaşları, sadece ABD'yi değil, küresel güvenlik mimarisini de derinden etkiledi. NATO, tarihinde ilk kez 5. maddeyi işleterek Afganistan'da ISAF görevini üstlendi; ancak ittifak içinde görüş ayrılıkları ve askeri katkıların dengesizliği ittifakın etkinliğini sorgulattı. Irak işgali, Fransa ve Almanya gibi müttefiklerle ABD arasında gerilim yarattı. Orta Doğu'da IŞİD'in yükselişi, 2003 işgalinin tetiklediği istikrarsızlığın bir sonucu olarak görüldü. Ayrıca, Guantanamo Körfezi'ndeki tutukevi ve işkence iddiaları, ABD'nin insan hakları sicilini lekeledi. Bu savaşlar, terörizmin tanımını ve mücadele yöntemlerini yeniden şekillendirirken, uluslararası hukukun sınırlarını zorladı. Bugün hâlâ terör örgütleriyle mücadelede askeri müdahale yerine istihbarat paylaşımı, ekonomik kalkınma ve diplomatik çözümlere öncelik verilmesi gerektiği savunuluyor. Ancak ABD'nin bu dersleri ne ölçüde içselleştirdiği belirsiz. Son yıllarda Afrika ve Asya'da artan terör tehditleri, yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül sonrası savaşlar, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikasını yakından etkiledi. ABD'nin Irak işgali, 2003'te Türkiye'nin tezkereyi reddetmesiyle iki müttefik arasında gerilim yarattı; ancak Türkiye, Afganistan'da ISAF kapsamında asker bulundurarak uluslararası barışa katkı sağladı. Bölgede artan istikrarsızlık, PKK ve IŞİD gibi terör örgütlerinin faaliyetlerini kolaylaştırdı. Türkiye, sınır güvenliği ve terörle mücadelede kendi yöntemlerini geliştirmek zorunda kaldı. ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, bölgesel dengeleri sarstı ve Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya'ya yönelik politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Bugün Türkiye, terörle mücadelede daha bağımsız hareket ederken, NATO içindeki rolünü ve bölgesel inisiyatiflerini güçlendirmeye çalışıyor. Bu savaşlardan çıkarılacak dersler, Türkiye'nin gelecekteki güvenlik stratejileri için de yol gösterici olabilir.