İngiltere'de lise öğrencilerinin zorunlu tutulduğu GCSE (Genel Ortaöğretim Sertifikası) telafi sınavlarının, gençlerin ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığı ve okulu bırakma riskini artırdığı ortaya çıktı. University College London (UCL) araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışma, tekrar tekrar sınava girmenin öğrencilerin özgüvenini zedelediğini ve kaygı düzeylerini yükselttiğini gösteriyor. Sonuçları Perşembe günü yayımlanacak olan araştırma, eğitim politikalarının öğrenciler üzerindeki psikolojik etkilerini gözler önüne seriyor.
Tekrar sınavlarının psikolojik yükü
Araştırma, İngiltere'de 16 yaşında GCSE sınavlarından başarısız olan öğrencilerin, bu sınavları 18 yaşına kadar tekrar alma zorunluluğunun, gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koydu. UCL Eğitim Enstitüsü'nden Dr. Emily Jones liderliğindeki ekip, 2015-2020 yılları arasında 16-18 yaş aralığındaki 30 bin öğrencinin verilerini analiz etti. Bulgulara göre, tekrar sınava giren öğrencilerin yüzde 25'i yüksek düzeyde anksiyete belirtileri gösterirken, bu oran tekrar sınava girmeyenlerde yüzde 15 seviyesinde kaldı. Ayrıca, tekrar sınavlarına katılan öğrencilerin okulu bırakma olasılığının yüzde 40 daha yüksek olduğu tespit edildi.
Dr. Jones, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu zorunluluk, öğrencilerin başarısızlık duygusuyla başa çıkmalarını zorlaştırıyor ve onları sürekli bir stres döngüsüne sokuyor. Eğitim sistemimizin amacı gençleri desteklemek olmalı, onları yıldırmak değil” dedi. Araştırma, tekrar sınavlarının özellikle düşük sosyoekonomik geçmişe sahip öğrenciler üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığını da ortaya koyuyor. Bu öğrenciler, hem sınav kaygısıyla hem de ekonomik zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Eğitim politikaları ve uluslararası bağlam
İngiltere'de 2015 yılında dönemin eğitim bakanı Michael Gove tarafından uygulamaya konulan bu politika, ülkenin eğitim standartlarını yükseltmeyi hedefliyordu. Ancak uzmanlar, bu tür zorunlu sınavların öğrencilerin motivasyonunu düşürdüğünü ve eğitimden uzaklaşmalarına neden olduğunu belirtiyor. Benzer uygulamalar diğer ülkelerde de tartışma konusu olurken, Finlandiya gibi ülkeler sınav odaklı eğitim yerine öğrenci refahını ön planda tutan yaklaşımlarıyla öne çıkıyor.
Araştırmanın yayımlanacağı gün, öğrencilerin sonuçlarını alacağı tarihe denk gelmesi dikkat çekici. İngiltere'de her yıl Ağustos ayında açıklanan GCSE sonuçları, öğrencilerin gelecekteki eğitim ve kariyer yollarını belirlemede kritik bir rol oynuyor. Bu yıl sonuçların açıklanmasıyla birlikte, eğitim yetkililerinin araştırma bulgularını dikkate alarak politikaları gözden geçirmesi bekleniyor.
Uzmanlar ne diyor?
Eğitim sendikaları ve psikologlar, araştırma sonuçlarını destekleyerek hükümete çağrıda bulundu. Milli Eğitim Sendikası Genel Sekreteri Jane Thomas, “Bu bulgular, eğitim sistemimizin öğrencilere zarar verdiğini açıkça gösteriyor. Hükümet, zorunlu tekrar sınavlarını kaldırmalı ve daha bütünsel bir yaklaşım benimsemelidir” ifadelerini kullandı. Öte yandan, bazı eğitimciler tekrar sınavlarının öğrencilere ikinci bir şans verdiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de LGS ve YKS gibi merkezi sınavlar öğrencilerin geleceğini belirleyen kritik faktörler arasında yer alıyor. Bu araştırma, sınav odaklı eğitim sistemlerinin öğrenciler üzerindeki psikolojik etkilerini sorgulamamıza neden oluyor. Türkiye'de sınav kaygısı ve okulu bırakma oranları, benzer sorunların yaşandığını gösteriyor. Eğitim politikalarının yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerin ruh sağlığını da göz önünde bulundurması gerektiği, bu çalışmanın Türkiye için de önemli bir ders niteliği taşıyor. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliğini artırmaya yönelik adımların, öğrencilerin kaygı düzeylerini azaltmada etkili olabileceği unutulmamalıdır.