ABD konut piyasası, rekor seviyedeki fiyatlara rağmen zengin alıcıların güçlü talebi sayesinde canlılığını korurken, düşük ve orta gelirli haneler artan maliyetler nedeniyle ev sahibi olma hayalinden giderek uzaklaşıyor. Ekonomistler bu durumu, pandemi sonrası toparlanmanın eşitsiz dağılımını yansıtan "K-şekilli ekonomi"nin en belirgin göstergesi olarak yorumluyor. Bir uzman, "Konut piyasası, şu an içinde bulunduğumuz K-şekilli ekonominin en iyi ifadesi" diyerek durumu özetliyor.
Artan Fiyatlar ve Eşitsiz Talep
ABD'de konut fiyatları son iki yılda yaklaşık yüzde 40 artarken, mortgage faiz oranları da yüzde 7'nin üzerine çıktı. Ancak bu yüksek maliyetler, nakit veya yüksek peşinatla alım yapabilen varlıklı kesimi caydırmıyor. S&P CoreLogic Case-Shiller endeksine göre, 20 büyük şehirde konut fiyatları Haziran ayında bir önceki yıla göre yüzde 5,1 yükseldi. Özellikle New York, Miami ve Los Angeles gibi büyükşehirlerde lüks segmentte satışlar hız kesmeden devam ediyor.
Öte yandan, ilk kez ev alacaklar için piyasa neredeyse kapanmış durumda. National Association of Realtors (NAR) verilerine göre, mevcut konut satışları Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,5 düşerken, stok seviyeleri tarihsel ortalamaların oldukça altında. Uzmanlar, arz kısıtının devam etmesiyle fiyatların kısa vadede düşmesini beklemiyor; bu da gelir dağılımının alt kesimindeki alıcılar için piyasayı daha da zorlaştırıyor.
K-Şekilli Ekonominin Yansımaları
"K-şekilli ekonomi" terimi, pandemi sonrası toparlanmanın farklı gelir grupları arasında eşitsiz bir seyir izlediğini tanımlıyor. Üst gelir grubu, hisse senedi ve gayrimenkul gibi varlıklardaki değer artışı sayesinde servetini katlarken, alt gelir grubu iş kaybı ve enflasyonla mücadele ediyor. Konut piyasası da bu ayrışmanın en somut örneği: Zengin alıcılar yatırım amaçlı ikinci, üçüncü ev alırken, genç ve düşük gelirli haneler kira ödemekte zorlanıyor. Federal Reserve verilerine göre, 2020'den bu yana ABD'deki hanehalkı servetinin yüzde 90'ı en zengin yüzde 10'luk kesime gitti.
Bu eğilim, küresel ölçekte de kendini gösteriyor. Dünya genelinde lüks konut fiyatları, özellikle Londra, Singapur ve Dubai gibi şehirlerde yükselmeye devam ediyor. Ancak ABD'deki durum, mortgage faizlerinin yüksek seyri ve arz yetersizliği nedeniyle daha belirgin. Ekonomistler, bu eşitsizliğin uzun vadede sosyal huzursuzluklara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD konut piyasasındaki bu eşitsizlik, Türkiye'de de benzer bir tablonun habercisi olabilir. Türkiye'de konut fiyatları son yıllarda hızla yükselirken, dar gelirli kesim artan maliyetler karşısında ev sahibi olmakta zorlanıyor. Aynı zamanda, Türkiye'deki yüksek enflasyon ve faiz oranları, mortgage kullanımını sınırlıyor. Küresel ölçekteki "K-şekilli" büyüme modeli, Türkiye'de de gelir dağılımındaki uçurumu derinleştirerek sosyal dengeleri zorlayabilir. Türkiye'nin bu süreçte konut arzını artırmaya yönelik politikalar geliştirmesi ve sosyal konut projelerine ağırlık vermesi gerekiyor. Aksi takdirde, ABD'deki gibi bir "lüks konut balonu" oluşması ve orta sınıfın konut piyasasından tamamen dışlanması riski bulunuyor.