'Odyssey' filmi sinemalarda fırtınalar estirirken, Homeros destanına bu uyarlamanın Batılı klasikçiler arasında yarattığı dalgalanmalardan çok, bir aktrisin küpeleri arkeoloji dünyasında tartışmalara yol açtı. Zendaya'nın filmin fotokallinde taktığı, M.Ö. 1. binyıla tarihlenen ve İran'dan getirildiği belirtilen antik altın küpeler, nadir arkeolojik buluntuların ticareti ve kültürel mirasın sahipliği üzerine hararetli bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Küpelerin Kökeni ve Tepkiler
Zendaya'nın küpeleri, eski Pers İmparatorluğu dönemine ait olduğu düşünülen ve muhtemelen M.Ö. 4. ve 2. yüzyıllar arasına tarihlenen bir çift altın, akik ve lapis lazuli süslemeli küpeydi. Bu küpeler, ünlü bir antik eser koleksiyoncusu olan ve elindeki parçaları sıklıkla ünlülere ödünç veren Michael Steinhardt'ın koleksiyonundan geliyordu. Ancak Steinhardt, 2021 yılında kaçak kazılardan çıkarılan ve yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan eserlere sahip olduğu gerekçesiyle hakkında açılan soruşturma sonucunda 180'den fazla parçayı iade etmek zorunda kalmıştı. Zendaya'nın küpelerinin de bu iade listesinde yer alıp almadığı belirsizliğini koruyor.
Arkeologlar ve kültürel miras uzmanları, ünlü isimlerin bu tür tartışmalı eserleri takmalarını ya da sergilemelerini eleştiriyor. Onlara göre, bu tür davranışlar hem kaçak kazıları teşvik ediyor hem de müzeler ve koleksiyoncular tarafından yürütülen kültürel miras meta ticaretini meşrulaştırıyor. Zendaya'nın küpeleri, özellikle İran'ın kültürel miras yetkililerinin tepkisine yol açtı; İranlı yetkililer, eserlerin iadesi için resmi talepte bulunacaklarını açıkladılar. Ancak, eserlerin İran'a ait olup olmadığı konusunda net bir kanıt bulunmuyor; zira antik dönemde bölge sınırları günümüzden oldukça farklıydı.
Küresel Miras Ticareti ve Müzelerin Rolü
Zendaya vakası, aslında çok daha büyük bir sorunun görünür bir yüzü: Dünya genelinde antik eserlerin yasa dışı ticareti ve müzelerin bu ticarete bulaşmış eserlerle ilgili tutumu. Son yıllarda British Museum, Louvre ve Metropolitan Museum of Art gibi dünyaca ünlü müzeler, iade talepleriyle karşı karşıya kaldı. Özellikle, sömürgecilik geçmişi olan ülkeler, Afrika, Asya ve Orta Doğu'dan götürülen eserlerin iadesini talep ediyor. Bu talepler, kültürel mirasın artık müzelerin tekelinde olmadığı, kaynak ülkelerin ve toplulukların haklarının ön planda tutulması gerektiği yönündeki değişen görüşleri yansıtıyor.
Bu tartışmalar, aynı zamanda, özel koleksiyoncular ile müzeler arasındaki iş birliğini de sorguluyor. Zendaya'nın küpelerini takması, bu eserlerin birer moda aksesuarı olarak görülmesine yol açarken, eserlerin bulunduğu koleksiyonun şeffaflığı da sorgulanıyor. Uzmanlar, ünlü kişilerin bu tür eserleri kullanarak farkındalık yaratmak yerine, kaçak eser ticaretini teşvik ettiklerini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihi boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, bu nedenle antik eserler açısından zengin bir ülke. Ancak bu zenginlik, aynı zamanda ülkenin karşı karşıya olduğu kaçak kazı ve eser kaçakçılığı sorununu da derinleştiriyor. Zendaya tartışması, Türkiye'nin de özellikle Anadolu kökenli antik eserlerin yurt dışına kaçırılması konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor. Türkiye, son yıllarda yurt dışındaki müzelerde ve koleksiyonlarda yer alan Anadolu kökenli eserlerin iadesi için aktif bir politika izliyor. Bu küresel tartışma, Türkiye'nin bu yöndeki çabalarına uluslararası camiada destek bulmasına yardımcı olabilir ve kültürel mirasın korunması konusundaki duyarlılığın artmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, ünlü isimlerin tartışmalı eserler kullanmaları, Türkiye'deki koleksiyonerlerin de benzer eleştirilerle karşılaşmasına yol açabilir.