Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kasım ayında Kiev, Washington ve Moskova arasında üçlü bir toplantı düzenleneceğini ve bu toplantının durdurulmuş olan Rusya-Ukrayna barış görüşmelerini yeniden başlatmayı amaçladığını duyurdu. Zelenskiy, Ukrayna'nın silahlı kuvvetlerine herhangi bir sınırlama getirilmesi veya ülkenin zorunlu tarafsızlık statüsüne geçirilmesi gibi konuların Kasım ayındaki görüşmelerde ele alınmayacağını vurguladı. Savaşın 1.706. gününde yapılan bu açıklama, diplomatik çözüm arayışlarında yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş Şubat 2022'de başladı ve aradan geçen yaklaşık iki yıl sekiz ayda on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden edildi. Kiev ve Moskova arasında daha önce yapılan barış görüşmeleri, özellikle 2022 baharında İstanbul'da yapılan müzakereler, somut bir sonuç alınamadan kesilmişti. O tarihten bu yana cephe hattında şiddetli çatışmalar devam ederken, Batılı ülkeler Ukrayna'ya askeri ve mali destek sağladı. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunma taahhüdünü sürdürüyor; ancak Washington'da Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi üyeler yardımların denetlenmesi çağrısında bulunuyor. Zelenskiy'nin açıklaması, ABD'nin arabuluculuğunda bir üçlü mekanizmanın yeniden tesis edilmesi çabası olarak okunabilir.
Zelenskiy'nin ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kasım toplantısı, savaşın sona erdirilmesi için kapsamlı bir müzakere sürecinin ilk adımı olacak. Ancak Ukrayna lideri, ülkesinin askeri kapasitesine ilişkin herhangi bir kısıtlamayı kabul etmeyeceğini ve tarafsızlık dayatmasına karşı çıkacağını net bir şekilde ifade etti. Bu tutum, Ukrayna'nın egemenlik haklarından taviz vermeyeceği mesajını içeriyor. Batılı diplomatik kaynaklar, üçlü görüşmelerin ön koşulsuz başlamasının zor olduğunu, ancak tarafların yeniden bir araya gelmesinin bile önemli bir adım olduğunu belirtiyor.
Rusya tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçmişte yaptığı açıklamalarda Ukrayna'nın "yeni gerçekleri" kabul etmesi gerektiğini söylemişti. Moskova, ilhak ettiği bölgelerden çekilmeye yanaşmıyor. Dolayısıyla Kasım görüşmelerinin içeriği ve kapsamı belirsizliğini koruyor. Yine de Zelenskiy'nin duyurusu, diplomasi kanallarının tamamen kapalı olmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna savaşı, Avrupa güvenlik mimarisini derinden sarstı. NATO, doğu kanadını güçlendirmek için asker ve teçhizat konuşlandırmasını artırdı; Finlandiya ve İsveç ittifaka katıldı. ABD ve AB, Rusya'ya yönelik benzeri görülmemiş yaptırımlar uyguladı. Küresel enerji ve gıda piyasaları, savaşın yol açtığı kesintilerden olumsuz etkilendi. Olası bir barış süreci, yaptırımların hafifletilmesi ve enerji fiyatlarının istikrara kavuşması açısından umut verici olabilir; ancak tarafların pozisyonlarındaki derin farklılıklar hızlı bir çözüm ihtimalini zayıflatıyor.
Çin, Hindistan ve Türkiye gibi aktörler, savaşın başından bu yana diplomatik çözüm için çağrıda bulunuyor. Türkiye, 2022'de İstanbul'da ev sahipliği yaptığı görüşmeler ve tahıl koridoru anlaşmasıyla arabuluculuk rolü üstlenmişti. Kasım ayındaki üçlü toplantının nerede yapılacağı henüz açıklanmadı; ancak Türkiye'nin ev sahipliği ihtimali, Ankara'nın diplomatik etkinliğini artırabilir. Öte yandan, ABD'nin iç siyaseti ve 2024 başkanlık seçimleri, Washington'un Ukrayna politikasını etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek hem Kiev'e hem Moskova'ya açık kanallarını korudu. Olası bir üçlü zirve, Ankara'nın arabuluculuk rolünü yeniden canlandırabilir ve Batı ile Rusya arasında köprü olma konumunu güçlendirebilir. Ayrıca, savaşın sona ermesi Karadeniz'deki güvenlik risklerini azaltacak, tahıl koridoru gibi kritik anlaşmaların sürekliliğini sağlayacak ve Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sunacaktır. Zorunlu tarafsızlık tartışması ise Türkiye'nin NATO üyeliği ve savunma sanayii iş birlikleri açısından dikkatle izlenmeli.