Ukrayna-Rusya savaşında kritik bir dönemece giriliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD Başkanı Donald Trump arasında, bu hafta Washington'da düzenlenecek NATO zirvesi sırasında yapılması planlanan görüşme, savaşın seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip. Kiev yönetimi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemlerindeki ciddi kıtlıktan yararlandığını ve bu açığı kullanarak ülkeye yönelik saldırıları yoğunlaştırdığını açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, yaptığı açıklamada, Rusya'nın özellikle son haftalarda Harkiv, Kiev ve Sumi gibi büyük şehirlere yönelik füze ve drone saldırılarını belirgin şekilde artırdığını belirtti. Kuleba, 'Putin, Patriot bataryalarımızın yetersiz olduğunu biliyor ve bu zayıf noktamızı acımasızca sömürüyor. Her gün en az bir şehrimiz ağır saldırı altında' dedi. Ukrayna'nın elinde şu anda yalnızca birkaç Patriot bataryası bulunuyor ve bunların büyük kısmı başkent Kiev'in savunmasında kullanılıyor. Bu durum, diğer şehirlerin Rus füzelerine karşı neredeyse savunmasız kalmasına yol açıyor.
ABD ve Almanya başta olmak üzere NATO ülkeleri, Ukrayna'ya ek Patriot sistemleri sağlama sözü vermiş olsa da, teslimatlar yavaş ilerliyor. Savunma analistleri, Ukrayna'nın hava sahasını etkin bir şekilde koruyabilmesi için en az 25 Patriot bataryasına ihtiyaç duyduğunu, ancak şu anki sayının bunun çok altında olduğunu vurguluyor. Trump yönetimi ise, Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımlarda 'geri ödeme' esasını gündeme getirerek Kiev'i zor durumda bırakıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
NATO zirvesi, Ukrayna'nın ittifaka üyelik yolunda somut adımlar atılmasını beklediği bir platform olacak. Ancak Trump'ın, Avrupalı müttefikleri savunma harcamalarını artırmaya zorlaması ve Ukrayna'ya yönelik desteği bir 'kredi' olarak tanımlaması, Kiev ile Washington arasında gerginlik yaratıyor. Zelenskiy, Trump ile yapacağı görüşmede, sadece Patriot füzeleri değil, aynı zamanda daha fazla topçu mühimmatı ve savaş uçağı tedariki için de ikna etmeye çalışacak.
Rusya cephesinde ise Putin, savaşı Ukrayna'nın enerji altyapısına ve sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarla sürdürüyor. Uzmanlar, Putin'in amacının Ukrayna halkının moralini çökertmek ve Batı'nın desteğini yıpratmak olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin Rus enerjisine olan bağımlılığı, Moskova'nın savaşı finanse etmesine olanak tanırken, Batı yaptırımlarının etkisini sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'deki tahıl koridoru girişimi ve iki taraf arasındaki arabuluculuk rolleriyle savaşın başından beri aktif bir diplomatik denge politikası yürütüyor. Patriot füze krizi, Ankara'nın hava savunma sistemleri konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 sistemi alması nedeniyle ABD'yle yaşadığı gerginlik, bu yeni krizde Türkiye'nin elini zayıflatabilir. Öte yandan, NATO içinde Ukrayna'ya daha fazla silah yardımı yapılması, Türkiye'nin savunma sanayi ürünlerine olan talebi artırabilir. Karadeniz'deki güvenlik dengeleri açısından, savaşın uzaması Türkiye için ekonomik ve askeri riskleri beraberinde getiriyor. Bu nedenle Ankara, hem Rusya'yla enerji ilişkilerini hem de Ukrayna'yla askeri iş birliğini korumaya özen gösteriyor.