Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rus doğal gazını Avrupa'ya taşıyan Nord Stream boru hatlarının 2022'deki sabotajında Ukrayna'nın doğrudan bir rolü olmadığını yineledi. Zelenskiy, Almanya'nın Kiev'in bu operasyona dahil olmadığının 'tamamen farkında' olduğunu belirtti. Açıklama, Polonya'da bir Ukraynalı dalgıcın tutuklanması ve Almanya'nın yürüttüğü soruşturmanın ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Zelenskiy, Ukrayna'nın Nord Stream sabotajına karıştığı yönündeki iddiaları 'kesin bir dille' reddederek, "Bizimle hiçbir ilgisi yok. Almanya'daki yetkililer de bunu biliyor. Bu benim uydurduğum bir şey değil, resmi istihbarat raporları da bunu doğruluyor" dedi. Ukrayna lideri, Almanya'nın soruşturma sürecinde Kiev ile istihbarat paylaşımında bulunduğunu ve iki ülkenin bu konuda yakın temas halinde olduğunu ifade etti.
Geçtiğimiz hafta Polonya'da bir Ukraynalı dalgıcın, Nord Stream boru hatlarının imhasıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alınması, olayı yeniden gündeme taşımıştı. Alman federal savcılığı, 26 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, üç Ukraynalı vatandaş hakkında, boru hatlarına yönelik saldırıyı planlama ve uygulama şüphesiyle tutuklama kararı çıkardığını duyurmuştu. Bu kişilerden birinin, 'Volodymyr Z.' olarak bilinen dalgıcın, operasyonun kilit ismi olduğu değerlendiriliyor.
Zelenskiy'nin açıklamaları, Kiev'in üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor. Ancak Almanya Başbakanı Olaf Scholz, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntılı yorum yapmaktan kaçındı. Alman hükümet sözcüsü, soruşturmanın bağımsız yargı organlarınca devam ettiğini ve herhangi bir ülkenin hükümetini suçlamak için yeterli kanıt bulunmadığını vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nord Stream sabotajı, Rusya ile Batı arasındaki enerji savaşının bir parçası olarak tarihe geçti. 26 Eylül 2022'de Baltık Denizi'ndeki dört boru hattından üçünde patlamalar meydana gelmiş, Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığını azaltma çabalarını hızlandırmıştı. Avrupa Birliği, sabotajın ardından Moskova'ya yönelik yeni yaptırım paketleri üzerinde çalışırken, Rusya ise olayın 'uluslararası terörizm' olduğunu savunmuştu.
Ukrayna'nın karıştığı iddiaları, Kiev'in Batılı müttefikleri nezdindeki güvenilirliğini zedeleyebileceği endişesini doğuruyor. Zira savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna, Batı'nın askeri ve mali desteğini alabilmek için 'meşru müdafaa' söylemine yaslanıyor. Bu tür bir operasyon, müttefiklerin desteğini sorgulamasına yol açabilir. Öte yandan, Rus yanlısı medya, bu iddiaları Ukrayna karşıtı propagandasını güçlendirmek için kullanıyor.
Polonya'nın tutuklama kararını uygulamaması da ayrı bir tartışma konusu. Alman yetkililer, Polonya'nın söz konusu dalgıcı iade etmediğini ve bu durumun ikili ilişkilerde gerginliğe neden olduğunu belirtiyor. Varşova ise iade sürecinin yasal prosedürlere tabi olduğunu ve henüz resmi bir başvuru almadıklarını savunuyor. Bu gelişme, Avrupa içindeki hukuki iş birliğinin sınırlarını da gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nord Stream soruşturmasının derinleşmesi, Avrupa'nın enerji güvenliği politikalarını yeniden şekillendirirken, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefini dolaylı olarak etkileyebilir. Avrupa'nın Rus gazına alternatif arayışları, Türkiye'nin stratejik konumunu ön plana çıkarıyor. Ancak bu tür olaylar, uluslararası enerji altyapısının kırılgan olduğunu hatırlatıyor; Türkiye'nin kendi enerji hatlarının güvenliği ve bölgesel iş birliği açısından dikkatli olması gerekiyor. Ayrıca, Ukrayna'ya yönelik askeri desteğin sürdüğü bir dönemde, bu iddiaların Türkiye'nin Ukrayna politikasına etkisi sınırlı kalabilir; ancak müttefikler arasındaki güven bunalımı, bölgesel istikrara yönelik riskleri artırabilir.